Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 50 Bini Aştı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 50 bin 021’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 113 bin 274’e çıktı.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı.

Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Filistin Sağlık Bakanlığı, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında 50 bin 021 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık açıklamasında, Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısının ise 113 bin 274’e çıktığını ifade etti.

Can kayıplarına ilişkin bilgi veren Dr. Munir el-Boursh, 15 bin 613 çocuğun öldürüldüğünü, bunlardan 872’sinin 1 yaşın altında olduğunu söyledi.

Bakanlık, çok sayıda kişinin de enkaz altında kaldığını ve sivil savunma ekiplerinin bu kişilere ulaşamaya çalıştığını belirtti. Dünya Sağlık Örgütü, Gazze’deki sağlık yetkililerinin verdiği rakamların güvenilir olduğunu duyurdu.

İsrail, geçen hafta Hamas’la iki aylık ateşkesi bozmuş, Gazze’ye yönelik hava ve kara operasyonlarını yeniden başlatmıştı.

İsrail’in saldırıları, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırıyla başlamıştı. Saldırıda çoğunluğu sivil olmak üzere yaklaşık bin 200 kişi ölmüş, 251 kişi de rehin alınmıştı.

İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, İsrail’in Hamas’ın kalan rehineleri teslim etmemesi halinde, birliklerine Gazze Şeridi’nin bazı kısımlarını kalıcı olarak ele geçirme emrini verdiğini söyledi.

Paylaşın

İsrail Gazze’yi Yine Vurdu: En Az 32 Ölü

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik başlattığı saldırılarda en az 32 Filistinli daha hayatını kaybetti. Gazze Sağlık Bakanlığı’na verilerine göre; İsrail’in saldırılarında yaklaşık 49 bin Filistinli öldü.

Haber Merkezi / İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik başlattığı saldırılarda son 24 saatte en az 32 Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi. Filistin Sivil Koruma Bakanlığı’nın bir temsilcisi tarafından yapılan açıklamada, saldırılar sonucunda kadın ve çocukların da öldürüldüğü ifade edildi.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 18 Mart’tan bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısının 634’ün üstüne çıktığını, yaralı sayısınınsa 900’e yükseldiğini duyurdu. Bakanlık sözcüsü Halil Dakran, bu kişilerin çoğunun çocuk ve kadınlardan oluştuğunu bildirdi.

Gazze’de 19 Ocak’ta yürürlüğe giren ateşkes ve esir takası anlaşmasının 42 günlük birinci aşaması 2 Mart’ta sona ermişti. İsrail, 1700’den fazla Filistinli mahkumu salıvermiş, Hamas da 8’i ölü 33 İsrailli ve 5 Taylandlı rehineyi serbest bırakmıştı.

Taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı için ikinci aşamaya geçilememişti. İsrail, 2 Mart’ta Gazze Şeridi’ne her türlü insani yardım malzemesinin girişini durdurmuş, 9 Mart’ta da bölgeye elektrik tedarikini kesmişti.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, yüzlerce kişinin öldürüldüğü saldırılardan şoke olduğu belirtildi. BM Sözcüsü Rolando Gomez “Genel sekreter ateşkese uyulması, engelsiz insani yardım ulaştırılması ve geriye kalan rehinelerin koşulsuz serbest bırakılması çağrısı yapıyor” dedi.

BM Filistinli Mültecilere Yardım Kurumu UNRWA Başkanı Philippe Lazzarini savaşa devam etmenin “dünya üzerinde cehennemi ateşleyeceğini” belirtti. Lazzarini “İsrail’in geceki ağır bombardımanından sonra çocuklar dahil, sivillerin öldürüldüğü korkunç sahneler var. Savaşa dönerek ‘dünya üzerinde cehennemi’ ateşlemek sadece daha fazla acı getirecek” dedi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) İnsan Hakları Yetkilisi Volker Türk de hava saldırılarından dehşete düştüğünü vurguladı ve “Bu, trajediye trajedi ekleyecek” dedi.

Gazze Sağlık Bakanlığı’na verilerine göre; İsrail’in saldırılarında yaklaşık 49 bin Filistinli öldü. Gazze’nin 2,1 milyonluk nüfusunun çoğu birden fazla kez yerinden edildi. Binaların yaklaşık yüzde 70’i hasar gördü veya yıkıldı, sağlık, su ve hijyen sistemleri çöktü. Bölgede ağır bir yiyecek, yakıt, ilaç ve sığınak sorunu yaşanıyor.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: İsrail, Filistinlilere Karşı “Soykırım Eylemleri” Gerçekleştirdi

İsrail’in Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) kurucu anlaşması olan Roma Statüsü ve Birleşmiş Milletler (BM) Soykırım Sözleşmesi’ndeki “soykırımcı eylemler” kategorilerden biri olan “doğumları engellemeye yönelik önlemlere” başvurduğu belirtildi.

İsrail’in Cenevre’deki BM Daimi Misyonu, “temelsiz”, “ön yargılı” ve “güvenilirlikten yoksun” olduğunu iddia ettiği bu suçlamaları “kategorik olarak reddettiklerini” bildirdi. Misyonun açıklamasında, “İsrail ordusunun bu tip suistimalleri katiyen yasaklayan somut yönetmelik ve politikaları bulunmaktadır” denildi.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, İsrail’in Gazze’deki çatışmalar sırasında kadınlara yönelik sağlık tesislerini sistematik olarak tahrip ederek, Filistinlilere karşı “soykırım eylemleri” gerçekleştirdiği ve cinsel şiddeti bir savaş stratejisi olarak kullandığı kararına vardı.

BM’nin İşgal Altındaki Filistin Toprakları, Doğu Kudüs ve İsrail’e İlişkin Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’ndan gelen raporda, İsrail güvenlik güçlerinin Ekim 2023’ten bu yana Filistinlileri cezalandırmak için zorla halk içinde soyma ve cinsel saldırı eylemlerini kullandığı ifade edildi.

Komisyonun açıklamasında, “İsrailli yetkililer, Roma Statüsü ve Soykırım Sözleşmesi’nde yer alan soykırım eylemlerinin kategorilerinden biri olan doğumları engellemeyi amaçlayan tedbirleri de uygulayarak, Gazze’deki Filistinlilerin bir grup olarak üreme kapasitelerini kısmen yok etti,” ifadeleri yer aldı.

Komisyon, bu eylemlerin, tıbbi malzemelere erişimin kısıtlanması nedeniyle anne ölümlerindeki artışa ek olarak, imha etme yoluyla insanlığa karşı suç teşkil ettiğini dile getirdi.

İsrail’den tepki: Temelsiz ve ön yargılı

İsrail’in Cenevre’deki BM Daimi Misyonu, “temelsiz”, “ön yargılı” ve “güvenilirlikten yoksun” olduğunu iddia ettiği bu suçlamaları “kategorik olarak reddettiklerini” bildirdi. Misyonun açıklamasında, “İsrail ordusunun bu tip suistimalleri katiyen yasaklayan somut yönetmelik ve politikaları bulunmaktadır” denildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise raporun bulgularını reddederek, bunların taraflı ve antisemitik olduğunu savundu. Netanyahu, “Birleşmiş Milletler, Hamas terör örgütünün işlediği insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarına odaklanmak yerine, bir kez daha İsrail devletine asılsız suçlamalarla saldırmayı tercih ediyor,” dedi.

Komisyon, Haziran 2024’te yayımladığı bir önceki raporunda, Hamas dahil Filistinli silahlı grupları 7 Ekim 2023’teki baskında işkence ve aşağılayıcı muamele gibi ciddi hak ihlalleri gerçekleştirmekle suçlamıştı.

Uluslararası Adalet Divanı Ocak 2024’te aldığı kararda, BM Soykırım Sözleşmesi’ne taraf olan İsrail’in Gazze’deki soykırım eylemlerini engellemek için önlem almasının zorunlu olduğuna hükmetmişti.

İsrail, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kurucu anlaşması olan Roma Statüsü’ne ise taraf değil. Roma Statüsü, soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçlarla ilgili olarak bireylere yönelik dava açılabilmesi için UCM’ye yetki veriyor.

Güney Afrika, Gazze’deki eylemlerinden ötürü Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine soykırım davası açmıştı.

Hamas’ın 7 Ekim saldırısının ardından İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda, bu bölgedeki sağlık yetkililerinin verdiği bilgilere göre şu ana kadar 48 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti. Hamas’ın İsrail’de düzenlediği baskında yaklaşık bin 200 kişi ölürken 251 kişi de rehin alınmıştı.

Paylaşın

İsrail, 34 Filistinli İşçiyi “İşkence Ederek” Öldürdü

Arap İşçi Sendikası, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te başlattığı saldırının ardından, İsrail güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınan Filistinli işçilerden 34’ünün işkenceyle öldürüldüğünü duyurdu.

Merkezi Nasıra’daki (Nazareth) Arap İşçi Sendikası’nın hukuk danışmanı Vehbi Badarneh, Arab48 haber kuruluşuna yaptığı açıklamada sendikanın derlediği tanıklıklara göre, 8 Ekim 2023’ten beri kayıp olan ve kendilerinden haber alınamayan Gazzeli 46 Filistinli işçinin akıbetlerine konusunda İsrail polis ve ordu makamlarına yönelik sorularına yanıt aldıklarını söyledi.

Buna göre İsrail Hapishane Hizmetleri, Filistin sendikasına, gözaltı merkezlerinde “meçhul koşullar altında veya kalp krizinden” 34 işçinin öldüğünü doğrulayan muğlak bir yanıt verdi.

Badarneh, 7 Ekim 2023’e kadar Gazzeli 18 bin Filistinlinin çalışma izniyle İsrail’de olduklarını ancak saldırıdan sonra İsrail yetkililerinin işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze’den Filistinlilerin çalışma izinlerini kaldırdıklarını söyledi.

Vehbi Badarneh, Batı Şeria’dan gelenlerin nispeten daha kolay geri döndüklerini ancak kuşatma altındaki Gazze’den gelecek işçiler için durumun çok daha zor olduğunu söyledi.

Badarneh, Arab48’e verdiği demeçte, “İsrail ile Gazze arasındaki ‘Gazze Cebi’ denilen sınır bölgesinde bir kargaşalık hali ve bilgi karmaşası vardı, duvarlar aşılıp yıkıldıktan sonra kimin işçi kimin karşıdan gelenler olduğunu bilen yoktu.” dedi ve ekledi:

“Bu kargaşa nedeniyle Gazzeli işçiler dağıldı, kimileri Gazze’ye dönmekten korktu, kimileri Batı Şeria’ya sığındı, ve kimileri de Gazze Cebi’ndeki olaylara misilleme olarak askeri kontrol noktalarında gözaltına alındı, tutuklandı ve vahşice ve korkunç muamelelere maruz kaldılar.”

Vehbi Badarneh’e göre, Gazzeli yüzlerce işçi, aralarında Gazze’den kaçırılan Filistinlilerin uğradıkları işkenceler nedeniyle adı çıkan Sde Teiman ve Ofer gözaltı merkezlerinin de olduğu İsrail’in kurduğu cezaevlerine aktarıldılar.

Badarneh, Arap İşçi Sendikası’nın başlangıçta yakınlarıyla iletişimlerini kaybetmiş Filistinlilerden çok sayıda istek ve şikayet aldıklarını söyledi. Badarneh, “Bu şikayetlerin sayısı yüzlere ulaştığında, sorunun ciddi olduğunu ve bireysel vakalarla sınırlı olmadığını gördük” diye ekledi.

Sendika bazı İsrailli yetkililer ve devlet kuruluşlarıyla iletişime geçseler de bilgi edin me istekleri ilgisizlikle karşılandı ve önemsenmedi. Ancak grup çabalarını ısrarla sürdürmeye devam ettikçe bazı kapılar aralanmaya başladı.

Vehbi Badarneh, “Çalmadık tek bir kapıyı bile bırakmadık” dedi ve ekledi: “Evet, Yüksek Mahkeme’ye de gittik ve sonunda İsrail gazetesi Haaretz konuyla ilgili bir haber yayımladı.”

Haber üzerinde çalışan gazeteciye bir İsrail ordu sözcüsünce kontrol noktalarında öldürülen kimi işçilerin cesetlerinin Erez kontrol noktası üzerinden gömülmek üzere Gazze’ye nakledildiği söylendi.

“Korkunç işkence yöntemleri açığa çıktı”

Batı Şeria’ya sığınan ve Eriha’da Filistin askeri okulunda barındırılan Gazzeli kimi işçilerin kaçırılmalara ilişkin verdikleri bilgilere göre, o dönemde görgü tanıklarının anlatımları ve video kliplerle de doğrulandığı şekilde gözaltına alınan Filistinli işçiler vahşice dövüldüler, güysileri çıkarılarak soyuldular ve çeşitli işkence yöntemlerine maruz kaldılar.

Sendika bu bilgilere dayanarak, kayıp Filistinli işçilerin İsrail gözaltı merkezlerinde işkenceyle öldürüldüğü sonucuna vardı. Sendika daha sonra ellerindeki bilgileri Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) İsrail aleyhine şikayetler kapsamına alınması için Avrupa’daki sendikalara iletti.

Badarneh, İsrail tarafından seyahat etmeleri önüne engeller çıkarılan “Gazzeli işçilerin, tüm zorluk ve kısıtlamalara rağmen, Uluslararası Çalışma Örgütü önünde ifade vermek üzere Cenevre’ye çağrıldıklarını” ekledi.

Middle East Eye (MEE) Kasım 2023’te söyleşi yaptığı işçilerin anlatımlarının Badarneh’in söyledikleriyle bire bir çakıştığını belgeledi.

Bir işçi MEE’ye Kasım 2023’te verdiği söyleşide “İşkence gördük, kimse bize merhamet etmedi. Paramızı ve giyeceklerimizi aldılar, işkenceler sırasında bizi üç gün boyunca çıplak bıraktılar. Açtık, tekmelediler ve yumrukladılar, başımıza bastılar, ve hala bu acılar sürüyor” demişti.

Aynı ay, Euro-Med İnsan Hakları Gözlemcisi, Gazze’den binlerce işçinin dört haftalık esaretleri sırasında İsrail güçleri tarafından “korkunç işkence biçimlerine” maruz kaldığını ortaya koymuştu.

Euro-Med, “Tanıklıkların, işçilerin birkaç gün boyunca yiyecek ve su olmadan bırakıldıklarını, işkence gördüklerini, elektrik akımına maruz bırakıldıklarını ve yakıldıklarını, ayrıca cinsel tacize uğradıklarını ve vücutlarına işenerek kasıtlı aşağılandıklarını ve benzeri görülmemiş kötü muameleye maruz kaldıklarını gösterdiğini” bildirdi.

Kuruluş çok sayıda Filistinli işçinin de işverenlerinin kötü muamelesine uğradığını ücretlerinin ödenmesinin reddedildiğini, üzerlerine tükürüldüğünü, aşağılama ve hakaretlere maruz bırakıldıklarını da belirtti.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

İsrail, Filistinlilerin Gazze’den Ayrılması İçin Hazırlıklara Başladı

Uluslararası toplumun muhalefetine rağmen İsrailli yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump’ın Filistinlileri Gazze Şeridi dışına yerleştirme önerisini hayata geçirmek için somut adımlar atmaya başladı.

Haber Merkezi / İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz’ın, İsrail Savunma Kuvvetleri’ne (IDF) Gazze Şeridi’nde yaşayanların bölgeyi gönüllü olarak terk etmelerine yönelik bir plan hazırlamaları talimatı verdiği duyuruldu.

İsrael Katz, “İsrail’in Gazze’deki eylemleri konusunda yanlış ithamlarda bulunan İspanya, İrlanda, Norveç ve diğer ülkelerin yasal olarak Gazzelileri kendi topraklarına kabul etme yükümlülükleri bulunduğunu” öne sürdü.

“(Bunu) reddederlerse ikiyüzlülükleri ortaya çıkacaktır” diyen Katz, diğer yandan Kanada gibi göçmen kabul programı olan ülkelerin de daha önce Gazzelileri kabul etmeye gönüllü olduklarını ifade ettiklerini hatırlattı.

Hamas’ın Gazzelileri canlı kalkan olarak kullandığı iddiasını yineleyen Katz, karadan çıkış opsiyonunun yanı sıra bölgeden ayrılanlar için deniz ve hava yolu düzenlemelerinin de olacağını söyledi. İsrael Katz, “Gazze halkı, dünyada her yerde olduğu gibi serbest dolaşım ve göç hakkına sahip olmalıdır” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in çatışmalar sona erdikten sonra Gazze’yi ABD’ye teslim edeceğini ve Gazze’deki nüfusun başka yerlere yerleştirileceğini kaydetti. Trump, bu durumun, sahada ABD askerlerine ihtiyaç duyulmayacağı anlamına geldiğini belirtti.

Trump’ın Gazze Şeridi’ni sahiplenip geliştirerek “Ortadoğu’nun Rivierası” haline getirmeyi hedeflediğini açıklamasının dünya çapında tepki görmesinden bir gün sonra İsrail’de, orduya Gazze’de yaşayanların bölgeden “gönüllü ayrılışına” izin vermeye hazırlanma emri verildi.

Daha önce ABD askerlerinin Gazze’ye konuşlandırılmasını reddetmiş olan Trump, sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı yorumlarında planlarına açıklık getirdi.

Truth Social paylaşımında Trump, “Gazze Şeridi, çatışmalar sona erdiğinde İsrail tarafından ABD’ye teslim edilecek” dedi. Filistinliler’in “bölgede yeni ve modern evleri olan çok daha güvenli ve güzel topluluklara zaten yerleştirilmiş olacaklar” şeklinde devam eden Trump, “ABD’nin hiçbir askerine ihtiyaç duyulmayacağını” belirtti.

Trump, “ABD’nin dünyanın dört bir yanından gelen büyük kalkınma ekipleriyle birlikte çalışarak, inşaatın yavaş ve dikkatli bir şekilde başlayacağını ve dünya üzerindeki türünün en büyük ve en görkemli gelişmelerinden biri haline geleceğini” belirtti ve “Bölgede istikrar hüküm sürecek!!!” dedi.

Gazze’deki onlarca Filistinli, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendilerini Gazze Şeridi’nden çıkarmaya yönelik “cehennem planını” protesto etti. Merkezdeki Deir al-Belah kasabasında bir çadır kampında barınan Filistinliler, Gazze’nin dışına kalıcı olarak yerleştirilme fikri karşısında dehşete düştüklerini ve bunu kabul etmeyeceklerini ifade ettiler.

Paylaşın

Trump, Gazze’de Etnik Temizlik Yapılması Gerektiğini Söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, Filistinlilerin Gazze’yi terk etmekten başka “alternatifleri olmadığını” belirterek, bölgede etnik temizlik yapılması gerektiğini söyledi.

Donald Trump, Gazze’de yaşayan yaklaşık 2 milyon Filistinlinin başka bir yere yerleşmesinden sonra bölgeyi ekonomik olarak geliştireceklerini belirtti. Trump, “Birleşik Devletler Gazze Şeridi’ni devralacak ve onunla da bir iş yapacağız” dedi.

ABD Başkanı “Orayı sahipleneceğiz ve oradaki tüm tehlikeli patlamamış bombaların ve diğer silahların sökülmesinden sorumlu olacağız” diye konuştu.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile Beyaz Saray’da ortak basın açıklaması yaptı.  Trump, “ABD Gazze Şeridi’ni devralacak ve biz de orada bir iş yapacağız. Buranın sahibi olacağız ve sahadaki tüm tehlikeli, patlamamış bombaların ve diğer silahların etkisiz hale getirilmesinden sorumlu olacağız” diye konuştu.

Donald Trump, “Eğer gerekiyorsa, bunu yapacağız, bu toprak parçasını devralacağız, geliştireceğiz, binlerce ve binlerce istihdam yaratacağız. Bu, tüm Ortadoğu’nun çok gurur duyabileceği bir şey olacak” ifadesini kullandı.

Bir gazetecinin, Gazze’de kimlerin yaşayacağını sorması üzerine Donald Trump, burasının “dünya insanlarının” bir evi olabileceğini söyledi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da, Donald Trump’ın “yeni fikirlerle kalıpların dışında düşündüğünü” ve “geleneksel düşünceleri delmek istediğini” belirtti.

Donald Trump, ABD’nin Gazze topraklarını nasıl ve hangi yetkiyle sahip olacağına ilişkin bir soruya doğrudan yanıt vermedi. “Uzun vadeli bir sahiplik durumu görüyorum ve bunun Ortadoğu’nun o kısmına büyük bir istikrar getireceğini düşünüyorum” diyen Trump, bölge liderleriyle bu konuyu görüştüğünü ve onların da bu düşünceyi desteklediğini söyledi.

“Bu konuyu aylar boyunca çok yakından inceledim” diyen Trump, Gazze’yi ziyaret etmeyi vadetti ancak tarih vermedi. Trump daha önce de Ürdün, Mısır ve diğer Arap devletlerine Gazzeliler’i kabul etmeleri çağrısını yinelemiş ve Filistinliler’in, İsrail ile Hamas militanları arasında yaklaşık 16 ay süren yıkıcı savaşın ardından “yeniden inşa edilmesi gereken bölgeyi terketmekten başka seçenekleri” olmadığını kaydetmişti.

Ancak Trump, bu kez Filistinlilerin “daimi olarak” yeniden yerleştirilmesini destekleyeceğini söyleyerek, Arap liderlerin kararlılıkla reddettiği önceki önerilerinin ötesine geçti.

İkinci başkanlık döneminin ikinci haftasında olan Trump, Netanyahu’yu Gazze ateşkesinin geleceğini, İran’a karşı stratejileri ve İsrail’le Suudi Arabistan arasındaki normalleşme anlaşmasının yenilenmesi konusundaki umutlarını görüşmek üzere Beyaz Saray’da ağırladı.

Netanyahu gelmeden kısa bir süre önce de konuşan Trump Gazze için “Tam bir yıkım alanı” dedi. Trump, “Eğer doğru bölgeyi bulabilirsek ve bölgede bol miktarda para ile onlara gerçekten güzel yerler inşa edebilirsek, bence bu Gazze’ye geri dönmeleri için çok daha iyi olur” diye konuştu.

Trump, Filistinli ve Arap liderlerin, yaptığı bu öneriye tepkisi sorulduğunda ise “(Filistinlilerin) nasıl (Gazze’de) kalmak isteyebileceklerini bilmiyorum” dedi.

Trump, Netanyahu Oval Ofis’te yanındayken de benzer ifadeler kullandı ancak Filistinliler’in “güzel evlerde, mutlu olabilecekleri, vurulmayacakları ve öldürülmeyecekleri” yerler için Gazze’den temelli ayrılmalarını önerdi, “Gazze’ye geri dönmek istemezler” diye konuştu.

Görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında önerisini yineleyen Trump, Gazze Şeridi’ni uzun zamandır “ölüm ve yıkımın sembolü” olarak tanımladı ve buradaki Filistinliler’in başka ülkelerdeki “çeşitli bölgelere” yerleştirilmesi gerektiğini söyledi. ABD’nin Gazze Şeridi’ni devralacağını, “alanı düzleştireceğini” ve ekonomik kalkınma yaratacağını sözlerine ekleyen Trump, daha fazla ayrıntı vermedi.

Yeniden yerleştirme sürecinin nasıl uygulanabileceğine dair herhangi bir ayrıntı vermemiş olsa da Trump’ın önerisi, İsrail’de aşırı sağın talepleriyle paralel ve eski Başkan Joe Biden’ın Filistinlilerin kitlesel olarak yerlerinden edilmesine karşı verdiği taahhütle çelişiyor.

Hamas’ın üst düzey yetkililerinden Sami Ebu Zuhri, Trump’ın Gazzeliler’e yönelik tahliye çağrılarını “topraklarından kovulma” olarak nitelendirerek kınadı. Zuhri, “Biz bu açıklamaları bölgede kaos ve gerginlik yaratma gerekçesi olarak görüyoruz çünkü Gazze halkı bu tür planların geçmesine izin vermeyecek” diye konuştu.

Başkan Donald Trump, Filistinliler’in başka yerlere yerleştirilmesinin ardından ABD’nin Gazze Şeridi’ni devralacağını ve bölgeyi ekonomik olarak geliştireceğini söyledi. Trump, ABD’nin İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin on yıllardır izlediği politikada köklü bir değişikliğe işaret eden bu planını, Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile ortak basın toplantısında açıkladı.

Trump, Washington’da ağırladığı ilk yabancı lider olan Netanyahu ile görüşmesi öncesinde de, Gazze’deki Filistinliler’in komşu ülkelere yerleştirilmesi önerisini gündeme getirmiş ve kırılgan bir ateşkesin ilk aşamasının devrede olduğu bölgeyi “yıkım alanı” olarak nitelendirmişti.

Görüşmenin ardından İsrail Başbakanı ile kameralar karşısına geçen Trump, “ABD Gazze Şeridi’ni devralacak ve biz de orada bir iş yapacağız. Buranın sahibi olacağız ve sahadaki tüm tehlikeli, patlamamış bombaların ve diğer silahların etkisiz hale getirilmesinden sorumlu olacağız” diye konuştu.

Trump, “Eğer gerekiyorsa, bunu yapacağız, bu toprak parçasını devralacağız, geliştireceğiz, binlerce ve binlerce istihdam yaratacağız. Bu, tüm Ortadoğu’nun çok gurur duyabileceği bir şey olacak” ifadesini kullandı.

Bir gazetecinin, Gazze’de kimlerin yaşayacağını sorması üzerine Trump, burasının “dünya insanlarının” bir evi olabileceğini söyledi. Trump, ABD’nin bölgeyi, Filistinliler dahil “dünyanın insanlarının” yaşayacağı “Ortadoğu’nun Rivierası” na döndürebileceğini söyledi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da, Trump’ın “yeni fikirlerle kalıpların dışında düşündüğünü” ve “geleneksel düşünceleri delmek istediğini” belirtti.

Donald Trump, ABD’nin Gazze topraklarını nasıl ve hangi yetkiyle sahip olacağına ilişkin bir soruya doğrudan yanıt vermedi. “Uzun vadeli bir sahiplik durumu görüyorum ve bunun Ortadoğu’nun o kısmına büyük bir istikrar getireceğini düşünüyorum” diyen Trump, bölge liderleriyle bu konuyu görüştüğünü ve onların da bu düşünceyi desteklediğini söyledi.

“Bu konuyu aylar boyunca çok yakından inceledim” diyen Trump, Gazze’yi ziyaret etmeyi vadetti ancak tarih vermedi. Trump daha önce de Ürdün, Mısır ve diğer Arap devletlerine Gazzeliler’i kabul etmeleri çağrısını yinelemiş ve Filistinliler’in, İsrail ile Hamas militanları arasında yaklaşık 16 ay süren yıkıcı savaşın ardından “yeniden inşa edilmesi gereken bölgeyi terketmekten başka seçenekleri” olmadığını kaydetmişti.

Ancak Trump, bu kez Filistinlilerin “daimi olarak” yeniden yerleştirilmesini destekleyeceğini söyleyerek, Arap liderlerin kararlılıkla reddettiği önceki önerilerinin ötesine geçti.

ABD askerleri Gazze’ye mi konuşlandırılacak?

Trump ayrıca, Gazze’nin yeniden inşasına destek için ABD askerlerinin konuşlandırılması seçeneğini de dışlamadığını söyledi.

Bölgenin yeniden inşasında “uzun vadeli” bir ABD sahipliği öngördüğünü kaydeden Trump, oluşabilecek herhangi bir güvenlik boşluğunu doldurmak için Amerikan askerlerinin konuşlandırılması olasılığı hakkında, “Ne gerekiyorsa yapacağız” ifadesini kullandı.

İkinci başkanlık döneminin ikinci haftasında olan Trump, Netanyahu’yu Gazze ateşkesinin geleceğini, İran’a karşı stratejileri ve İsrail’le Suudi Arabistan arasındaki normalleşme anlaşmasının yenilenmesi konusundaki umutlarını görüşmek üzere Beyaz Saray’da ağırladı.

Netanyahu gelmeden kısa bir süre önce de konuşan Trump Gazze için “Tam bir yıkım alanı” dedi. Trump, “Eğer doğru bölgeyi bulabilirsek ve bölgede bol miktarda para ile onlara gerçekten güzel yerler inşa edebilirsek, bence bu Gazze’ye geri dönmeleri için çok daha iyi olur” diye konuştu.

Trump, Filistinli ve Arap liderlerin, yaptığı bu öneriye tepkisi sorulduğunda ise “(Filistinlilerin) nasıl (Gazze’de) kalmak isteyebileceklerini bilmiyorum” dedi.

Trump, Netanyahu Oval Ofis’te yanındayken de benzer ifadeler kullandı ancak Filistinliler’in “güzel evlerde, mutlu olabilecekleri, vurulmayacakları ve öldürülmeyecekleri” yerler için Gazze’den temelli ayrılmalarını önerdi, “Gazze’ye geri dönmek istemezler” diye konuştu.

Görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında önerisini yineleyen Trump, Gazze Şeridi’ni uzun zamandır “ölüm ve yıkımın sembolü” olarak tanımladı ve buradaki Filistinliler’in başka ülkelerdeki “çeşitli bölgelere” yerleştirilmesi gerektiğini söyledi. ABD’nin Gazze Şeridi’ni devralacağını, “alanı düzleştireceğini” ve ekonomik kalkınma yaratacağını sözlerine ekleyen Trump, daha fazla ayrıntı vermedi.

Yeniden yerleştirme sürecinin nasıl uygulanabileceğine dair herhangi bir ayrıntı vermemiş olsa da Trump’ın önerisi, İsrail’de aşırı sağın talepleriyle paralel ve eski Başkan Joe Biden’ın Filistinlilerin kitlesel olarak yerlerinden edilmesine karşı verdiği taahhütle çelişiyor.

Hamas’ın üst düzey yetkililerinden Sami Ebu Zuhri, Trump’ın Gazzeliler’e yönelik tahliye çağrılarını “topraklarından kovulma” olarak nitelendirerek kınadı. Zuhri, “Biz bu açıklamaları bölgede kaos ve gerginlik yaratma gerekçesi olarak görüyoruz çünkü Gazze halkı bu tür planların geçmesine izin vermeyecek” diye konuştu.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Gazze’nin Yüzde 88’i Yok Edildi; Maddi Kayıp 38 Milyar Dolar

Gazze Hükümeti Medya Ofisi, 470 gün süren İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılara ilişkin yıkıcı verileri ortaya koydu. Verilere göre, Gazze’nin yüzde 88’i yok edildi ve maddi kayıplar 38 milyar doları buldu.

Haber Merkezi / Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 72 artarak 47 bin 107’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 56 artarak 111 bin 147’ye çıktı.

Gazze Hükümeti Medya Ofisi, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 470 gün süren saldırılarına ilişkin dikkat çeken bir rapor yayınladı. Rapora göre, Gazze’nin yüzde 88’i yok edildi ve maddi kayıplar 38 milyar doları buldu.

Raporda ayrıca, Gazze’de gerçekleştirilen 9 bin 269 katliam da belirtildi. Raporda, 2 bin 092 ailenin tamamen yok olduğu vurgulandı. Raporda, 12 bin 316 kadının, bin 155 sağlık personelinin, 94 sivil savunma çalışanının ve 205 gazetecinin öldürüldüğü belirtildi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 72 artarak 47 bin 107’ye yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 56 artarak 111 bin 147’ye çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin ne kadar kalıcı olacağı ile ilgili hararetli tartışmalar yürütülüyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya baskı uygulayarak ateşkesin sağlanması konusunda önemli bir rol oynadığı belirtilen ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, çok da umut verici konuşmadı.

Dün yemin töreni sonrasında Beyaz Saray’da ilk kararnamelerine imza attığı sırada kendisine Gazze’deki sağlanan ateşkesin sürdürüleceğinden emin olup olmadığı sorusu yöneltilen Trump, “Sürdürüleceğinden emin değilim” yanıtını verdi.

“Bu, bizim savaşımız değil, onların savaşı” sözlerini kaydeden Trump ayrıca Gazze’nin sahne olduğu devasa boyuttaki yıkıma dair fotoğrafları gördüğünü söyleyerek, soru işaretlerine yol açan şu ifadeleri kaydetti:

“Gerçekten de farklı bir şekilde yeniden imar edilmesi gerekecek… Gazze ilginç, deniz kenarında harikulade bir yer, en iyi iklime sahip, biliyorsunuz, her şey çok güzel. Burayla çok güzel şeyler yapılabilir, Gazze’yle fantastik şeyler yapılabilir.”

Trump ayrıca dün ilk iş olarak Joe Biden’ın Batı Şeria’daki güvenliği zedeleyen, Filistinlilerin topraklarını gaspeden, aşırıcılık yanlışı İsrailli yerleşimcilere yaptırım öngören kararını da kaldırdı.

Bu arada İsrail’in bugün işgal altındaki Batı Şeria’daki Cenin mülteci kampına düzenlediği hava saldırısında iki Filistinlinin öldüğü açıklandı. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada saldırının “terörle mücadele” amacıyla gerçekleştirildiği duyuruldu.

Bölge diken üstünde. Ateşkesin sekteye uğramaması için çağrılar yapılıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres taraflara taahhütlerini yerine getirme, anlaşmayı tam olarak uygulama çağrısı yaparak tüm rehinelerin serbest bırakılmasının sağlanması gerektiğini söyledi.

Kalıcı ateşkesin önemine vurgu yapan Guterres, Gazze’ye tüm engellere, zorluklara ve kısıtlamalara rağmen insani yardımı arttırmak için ellerinden geleni yapacaklarının altını çizdi.

Guterres, “Ortadoğu halklarının bu çalkantılı dönemden barış, onur ve umut ufkuyla çıkmalarını sağlama konusunda sorumluluğumuz var” dedi.

Paylaşın

Gazze Saldırılarının İsrail’e Maliyeti 34 Milyar Dolar

İsrail Maliye Bakanlığı, 7 Ekim 2023’te başlayan Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların, ülkeye maliyetinin 125 milyar şekel (34,09 milyar dolar) olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 61 artarak 46 bin 645’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 281 artarak 110 bin 012’ye çıktı.

İsrail Maliye Bakanlığı, 7 Ekim 2023’te başlayan Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların, ülkeye maliyetinin 125 milyar şekel (34,09 milyar dolar) olduğunu açıkladı.

Bakanlık ayrıca, Hamas ve Hizbullah’a yönelik saldırılar nedeniyle, aralık ayında bütçe açığının 19,2 milyar şekel (5,2 milyar dolar) olduğunu bildirdi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 61 artarak 46 bin 645’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 281 artarak 110 bin 012’ye çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Savaş, Gazze’de geniş bir bölgeyi dümdüz etti. Gazze Şeridi’nin 2,3 milyonluk nüfusunun yaklaşık yüzde 90’ını yerlerinden edildi, birçoğu da birden fazla kez kaçmak zorunda kaldı. Yüzbinlerce kişi, yiyecek ve diğer temel ihtiyaçlara sınırlı erişimle sahil boyunca yayılan çadır kamplarda toplanmış durumda.

Son haftalarda İsrail ve Hamas ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması için bir anlaşmaya yaklaşmış gibi görünüyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölenlerin Yüzde 70’i Kadın Ve Çocuk

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu bildirildi. Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 78 artarak 43 bin 469’a yükseldiği açıklandı.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) tarafından hazırlanan raporda Gazzeli sivillerin maruz kaldığı “korkunç gerçek” ayrıntılı şekilde ele alındı.

DW Türkçe‘nin aktardığı Raporda, uluslararası hukukun çok kez ihlal edildiği, bunların savaş suçu, insanlığa karşı suç ve muhtemelen “soykırım” olarak değerlendirilebileceği kaydedildi. Raporda, Hamas’a bağlı Gazze Sağlık Bakanlığının bildirdiği can kayıpları içinde sivil oranına dair öngörülere de yer verildi.

Bölgeye erişimi kısıtlı olan OHCHR, savaşın ilk altı ayında bildirilen 34 bin 500 ölümün henüz 8 bin 119’unu doğrulamayı başardı. Kurbanların yüzde 70’inin çocuk ve kadın olduğu belirlendi. Raporda, kurbanlar içinde kadın ve çocuk oranının yüksekliği “temel insan hakları prensiplerinin sistematik ihlaline işaret ediyor” denildi.

OHCHR’nin 32 sayfalık raporunda teyitli ölümlerin yüzde 80’inin sivil konutlarda yaşandığı belirtildi. En küçük kurbanın sadece bir günlük bir bebek olduğu, en yaşlının ise 97’sinde bir kadın olduğu kaydedildi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı savaşta ölenlerin sayısının 43 bini geçtiğini belirtiyor. OHCHR sözcüsü Ravina Shamdasani bu sayı içinde de kadın ve çocuk oranının kendi çalışmalarına benzer olduğunu düşündüklerini belirtti.

İsrail Hamas’ın yanıltıcı sayılar paylaştığını savunsa da BM bu verinin güvenilir olduğunu söylüyor. ABD makamları da şu ana dek bu sayıları yalanlayan veya bununla çelişen bir açıklama yapmadı.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan raporda yer alan tahminlere göre, olası bir ateşkes sonrası Gazze’nin ekonomik verilerini 2022 yılı değerlerine ulaştırması 350 yıl sürebilir.

Tahminler yapılırken Gazze ekonomisinin 2007 – 2022 arasındaki ekonomik büyüme hızı baz alındı.

Tahminlerin yapıldığı rapor BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından hazırlandı. Rapor Gazze’nin yeniden inşaası için gerekli sektörler de dahil temel hizmetlerin yaşadığı yıkımı da ortaya koydu.

Buna göre;

İnşaat kapasitesi yüzde 96,
Tarım üretimi yüzde 93,
İmalat sektörü yüzde 92,
Servis sektörü yüzde 76 azaldı.

Rapora göre Gazze’de İsrail’in Hamas ile savaşı öncesi de zayıf olan ekonomik hayat neredeyse tamamen durdu. Rapor, “Askeri harekat benzeri görülmemiş bir insani, çevresel ve sosyal felakete yol açtı ve geri kalmış durumdaki Gazze’yi tam bir yıkıma sürükledi” diyor.

Yapılan tahmine göre, olası bir ateşkes sonrası Gazze’nin ekonomik verilerini 2022 yılı değerlerine ulaştırması 350 yıl sürebilir. Bu hesap yapılırken Gazze ekonomisinin 2007–2022 arasındaki ekonomik büyüme hızı baz alındı.

Raporda, İsrail’in 12 ayı aşan askeri harekatının Gazzeliler üzerinde yarattığı gelir kaybını “sarsıcı” olarak tanımlıyor. Raporda, 2024 Temmuz ayı sonuna kadar okul binalarının yüzde 88’inin hasar gördüğü, 36 hastaneden 21’inin hizmet dışı kaldığı ve 105 birincil sağlık tesisinden 45’inin faaliyet gösteremediği belirtildi.

BM’ye göre, Gazze ekonomisi, 7 Ekim öncesine kadar, 2023’ün ilk üç çeyreğinde yıllık yaklaşık %3 oranında daralıyordu. Savaşın başlaması sonrası 2023’ün tamamında %22,6 oranında daraldı ve bu düşüşün %90’ı dördüncü çeyrekte gerçekleşti.

UNCTAD raporuna göre, konut olarak kullanılan binaların yüzde 62’den fazlası hasar gördü veya yıkıldı. Su, arıtma ve hijyen sektörü altyapısının yüzde 59’undan fazlası ağır hasar gördü. BM’nin Eylül ayında uydu görüntülerine dayanan raporuna göre, Gazze’deki mevcut bina stoğunun yaklaşık dörtte biri yıkıldı veya ciddi şekilde hasar gördü. Binaların yüzde 66’lık bir kısmında da en azından bir miktar hasar var.

Shelter Cluster isimli Norveç merkezli sivil toplum kuruluşu, 2014 savaşı sonrası yeniden inşa süreci göz önüne alındığında, Gazze’nin 7 Ekim sonrası yıkımda yeniden inşaası 40 yıl sürebilir.

BM’ye göre yüzde 10’luk bir büyüme hızı yakalanması halinde dahi Gazze’nin ekonomik olarak toparlanması onlarca yıl alabilir. Ayrıca Filistin ekonomisi savaşla geçen bir yılda yüzde 35 küçüldü. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) verilerine göre Gazze İsrail saldırıları sonucu 70 yıllık birikimini kaybetti.

Savaşın etkilerine dair UNDP çalışmasının sonuçlarını paylaşan Filistin Özel Temsilci Yardımcısı Chitose Noguchi, “Filistin devleti görülmemiş seviyede geriye gitti. Gazze gelişmişlik bakımından 70 yıl önceye, 1955’ler seviyesine geri döndü” dedi.

UNDP Başkanı Achim Steiner, “Savaş sadece fiziksel yıkım getirmedi, ayrıca yoksulluk artışı ve geçim kaynaklarının kaybı çok büyük oldu” dedi. Steiner dış yardımlara rağmen Filistin ekonomisinin onlarca yıl savaş öncesine dönemeyeceğini söyledi.

Çalışma kapsamında ayrıca İsrail bombardımanı sonucu Gazze’de 42 milyon ton enkaz yığını oluştuğu da hesapladı. Açığa çıkan ağır metaller ve diğer kimyasalların yıllar sürecek kirliliğe yol açabileceği belirtiliyor.

Paylaşın

BM’den “Gazze’nin Yeniden İnşası 350 Yıl Sürebilir” Uyarısı

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan raporda yer alan tahminlere göre, olası bir ateşkes sonrası Gazze’nin ekonomik verilerini 2022 yılı değerlerine ulaştırması 350 yıl sürebilir.

Tahminler yapılırken Gazze ekonomisinin 2007 – 2022 arasındaki ekonomik büyüme hızı baz alındı.

Tahminlerin yapıldığı rapor BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından hazırlandı. Rapor Gazze’nin yeniden inşaası için gerekli sektörler de dahil temel hizmetlerin yaşadığı yıkımı da ortaya koydu.

Buna göre;

İnşaat kapasitesi yüzde 96,
Tarım üretimi yüzde 93,
İmalat sektörü yüzde 92,
Servis sektörü yüzde 76 azaldı.

Rapora göre Gazze’de İsrail’in Hamas ile savaşı öncesi de zayıf olan ekonomik hayat neredeyse tamamen durdu.

Rapor, “Askeri harekat benzeri görülmemiş bir insani, çevresel ve sosyal felakete yol açtı ve geri kalmış durumdaki Gazze’yi tam bir yıkıma sürükledi” diyor.

Yapılan tahmine göre, olası bir ateşkes sonrası Gazze’nin ekonomik verilerini 2022 yılı değerlerine ulaştırması 350 yıl sürebilir. Bu hesap yapılırken Gazze ekonomisinin 2007–2022 arasındaki ekonomik büyüme hızı baz alındı.

Raporda, İsrail’in 12 ayı aşan askeri harekatının Gazzeliler üzerinde yarattığı gelir kaybını “sarsıcı” olarak tanımlıyor.

Raporda, 2024 Temmuz ayı sonuna kadar okul binalarının yüzde 88’inin hasar gördüğü, 36 hastaneden 21’inin hizmet dışı kaldığı ve 105 birincil sağlık tesisinden 45’inin faaliyet gösteremediği belirtildi.

BM’ye göre, Gazze ekonomisi, 7 Ekim öncesine kadar, 2023’ün ilk üç çeyreğinde yıllık yaklaşık %3 oranında daralıyordu. Savaşın başlaması sonrası 2023’ün tamamında %22,6 oranında daraldı ve bu düşüşün %90’ı dördüncü çeyrekte gerçekleşti.

UNCTAD raporuna göre, konut olarak kullanılan binaların yüzde 62’den fazlası hasar gördü veya yıkıldı. Su, arıtma ve hijyen sektörü altyapısının yüzde 59’undan fazlası ağır hasar gördü.

BM’nin Eylül ayında uydu görüntülerine dayanan raporuna göre, Gazze’deki mevcut bina stoğunun yaklaşık dörtte biri yıkıldı veya ciddi şekilde hasar gördü. Binaların yüzde 66’lık bir kısmında da en azından bir miktar hasar var.

Shelter Cluster isimli Norveç merkezli sivil toplum kuruluşu, 2014 savaşı sonrası yeniden inşa süreci göz önüne alındığında, Gazze’nin 7 Ekim sonrası yıkımda yeniden inşaası 40 yıl sürebilir.

BM’ye göre yüzde 10’luk bir büyüme hızı yakalanması halinde dahi Gazze’nin ekonomik olarak toparlanması onlarca yıl alabilir.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın