İmamoğlu, Kendisine Yönelik Aylardır Devam Eden “Yargı Tacizini” Yazdı

Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 19 Mart’ta gözaltına alınması ile başlayan süreci New York Times (NYT) gazetesi için kaleme aldı.

İmamoğlu’nun NYT’de yayınlanan yazı, “19 Mart sabahının erken saatlerinde, onlarca silahlı polis memuru, gözaltı kararıyla kapıma dayandı. Sahne, Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’un seçilmiş belediye başkanının değil, bir teröristin yakalanmasına benziyordu” sözleriyle başlıyor.

Daha sonra ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanlığı adaylığı için ön seçim yapmasına dört gün kala gözaltına alınmasının şaşırtıcı olmadığını belirten İmamoğlu, kendisine yönelik aylardır devam eden “yargı tacizini” anlatıyor.

Diplomasının, mezuniyetimin üzerinden 31 yıl geçtikten sonra ‘aniden iptal edildiğini’ belirten İmamoğlu, “Yetkililer, anayasanın cumhurbaşkanının yükseköğrenim diplomasına sahip olmasını şart koştuğu için, bu hamlenin beni seçim yarışından diskalifiye edeceğine inanıyor gibiydi” dedi.

“Beni sandıkta yenemeyeceğini anlayan Erdoğan, başka yöntemlere başvurdu: ana siyasi rakibini, rüşvet, yolsuzluk, suç örgütü liderliği ve yasadışı Kürdistan İşçi Partisi’ne (PKK) yardım gibi temelsiz suçlamalarla tutuklatmak. Seçilmiş makamımdan da mali suçlamalar gerekçe gösterilerek uzaklaştırıldım” diyen İmamoğlu, yazısının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Yıllardır Erdoğan rejimi, demokratik denge ve denetim mekanizmalarını aşındırıyor; medyayı susturuyor, seçilmiş belediye başkanlarını görevden alıp yerlerine atanmış bürokratlar getiriyor, yasamayı etkisiz hale getiriyor, yargıyı kontrol ediyor ve seçimleri manipüle ediyor.

Son aylarda protestocuların ve gazetecilerin kitlesel olarak tutuklanması, ürkütücü bir mesaj verdi: kimse güvende değil. Oylar iptal edilebilir ve özgürlükler bir anda elinizden alınabilir. Erdoğan yönetiminde Türkiye Cumhuriyeti, bir korku cumhuriyetine dönüşmüş durumda.”

28 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kurulan PKK, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, Fransa, Türkiye ve pek çok başka devlet tarafından terör örgütü kabul ediliyor.

İmamoğlu, “Tutuklanmam, Türkiye’nin otoriterleşmeye ve keyfi güce teslim olmasında yeni bir aşamayı işaret ediyor. Uzun bir demokratik geleneğe sahip olan ülkemiz, geri dönüşü olmayan bir noktaya doğru hızla ilerliyor” diye ekledi.

Ekrem İmamoğlu, baskıların yalnızca “kendisiyle sınırlı kalmadığını,” gizli tanık ifadelerinden oluşan bir iddianameye dayanan geniş çaplı bir operasyonla, belediye yöneticileri ve iş dünyasından isimler de dahil olmak üzere yaklaşık 100 kişinin daha gözaltına alındığını vurguladı.

İmamoğlu, şöyle devam etti: “Ancak Türk halkı bu baskılara meydan okudu. Gösteri yasaklarına ve şehir girişlerine kurulan barikatlara rağmen, İstanbul’dan Erdoğan’ın kalesi olarak görülen Rize’ye kadar yüz binlerce vatandaş sokaklara döküldü. Gözaltına alındığım ilk saatlerden itibaren ve takip eden günlerde, her yaştan ve kesimden insan partime katıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önünde, artan baskı ve gözaltılara rağmen insanlar nöbet tuttu,” diyen İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm baskılara rağmen, Cumhuriyet Halk Partisi pazar günü cumhurbaşkanlığı ön seçimlerini başarıyla gerçekleştirdi. Parti’nin açıkladığı sonuçlara göre, 1,7 milyon kayıtlı üyenin de dahil olduğu 15 milyon kişi oy kullanarak beni partisinin cumhurbaşkanı adayı olarak seçti.”

Şimdiye kadar Erdoğan’ın desteklediği adaylarla üç kez yarıştığını belirten İmamoğlu, bu adaylara her seferinde kazandığının altını çizdi. 2019’da İBB başkanlığı için yarışan İmamoğlu’na kazanmasına rağmen mazbata verilmemiş, oyların bir kez daha sayılmasıyla zaferi tescillenmişti. İBB Başkanı, geçtiğimiz yıl da yerel seçimlerden zaferle çıkmıştı.

“Şimdi, beni sandıkta yenemeyeceğini anlayan Erdoğan, yargıyı kullanarak beni devre dışı bırakmaya çalışıyor. Oysa son anketlere göre, seçimler bugün yapılsa kazanma şansım oldukça yüksek,” diyen İmamoğlu şunları da sözlerine ekledi: “Artan adaletsizlikler ve kötüleşen ekonomi karşısında, Türkiye’de halkın sabrı tükendi. İnsanlar seslerini yükseltiyor ve kapsayıcılık, adalet ve daha iyi bir gelecek vaat eden bir adayın etrafında birleşiyor. Onlar susturulamaz. Ancak halk, benim tutuklanmamın Türkiye’yi daha da otoriter bir yola sürükleme girişimi olduğunu da fark etti.

Baskılara rağmen dayanışma işaretleri var. Türkiye’deki ve dünyanın dört bir yanındaki sosyal demokrat liderler ve belediye başkanları—Amsterdam’dan Zagreb’e—cesaret ve ilke sahibi duruş sergileyerek bana destek verdi. Sivil toplum da geri adım atmadı. Peki, dünya genelindeki hükümetler? Onların sessizliği kulakları sağır edecek kadar yüksek.”

İmamoğlu, buna karşın, Washington’un yalnızca “son gözaltılar ve protestolarla ilgili endişelerini” dile getirdiğini, Avrupa’daki liderlerin ise birkaç istisna dışında güçlü bir tepki vermediğini söyledi.

“Şüphesiz ki, son olaylar—Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı, komşumuz Suriye’de Esad rejiminin devrilmesi ve Gazze’deki yıkım—Türkiye’nin stratejik önemini artırdı,” diyen İmamoğlu, ülkenin özellikle Avrupa güvenliği açısından kritik hale geldiğinin altını çizdi.

Ekrem İmamoğlu, “Ancak, jeopolitik dengeler, değerlerin, özellikle de insan haklarının aşındığını görmezden gelmemize neden olmamalı. Aksi takdirde, küresel düzene zarar verenleri meşrulaştırmış oluruz” diye ekledi.

İmamoğlu, yazısını şöyle bitirdi: “Demokrasinin kaderi; öğrenciler, işçiler, yurttaşlar, sendikalar ve seçilmiş yetkililer—kurumlar çökerken sessiz kalmayı reddedenler—tarafından belirlenecek,” diyen İmamoğlu yazısını şu ifadelerle sonlandırdı: “Ben, Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında adalet ve demokrasi için mücadele eden insanlara inanıyorum.”

Ne oldu?

İmamoğlu, 18 Mart’ta İstanbul Üniversitesi’nden aldığı diplomanın iptal edilmesinden bir gün sonra gözaltına alınmış daha sonra da 23 Mart’ta ‘yolsuzluk’ soruşturmasından tutuklanmıştı. Tüm bu süreç, İBB Başkanı’na son haftalarda açılan soruşturmaların ardından ve CHP’nin cumhurbaşkanı adaylığı ön seçiminin öncesinde geldi. Bu soruşturmaların başlangıcında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da “Onlar da çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyükleri heybede. Telaşlarının sebebi bu,” demişti.

Ancak İmamoğlu tutuklanmasıyla aynı gün 15 milyona yakın oyla CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edildi. Ardından İçişleri Bakanlığı kararıyla İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı. İmamoğlu’nun yerine CHP’li Belediye Meclis Üyesi Nuri Aslan İBB Başkanvekili olarak seçildi.

İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve sonrasında tutuklanmasıyla tetiklenen kitlesel protestolar, Türkiye’de on yıldan uzun süredir görülen en büyük gösterilere dönüştü. Polis, protestolara karşı biber gazı, göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su ile karşılık verdi. İstanbul başta olmak üzere ülkenin birçok büyük şehrinde güvenlik güçleri göstericilere sert müdahalelerde bulunuyor.

Yetkililer aralarında gazetecilerin de olduğu 1.100’den fazla kişiyi gözaltına aldı. Gazeteciler daha sonra serbest bırakıldı. Aynı zamanda sosyal medya platformu X’e yüzlerce hesap engelledi. Erdoğan ise Ankara’daki kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada protestoları ‘şiddet hareketi’ olarak nitelendirdi.

Ekonomistler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) geçen hafta lirayı desteklemek için üç gün içinde 25 milyar dolara kadar müdahalede bulunduğunu tahmin ediyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Araştırma: Toplumun Yüzde 73’ü İmamoğlu Protestolarını Meşru Görüyor

KONDA’nın yaptığı araştırmaya göre; toplumun yüzde 73’ü İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından ülke genelinde başlayan protestoları meşru görüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasıyla başlayan ve tutuklanmasıyla büyüyen protestolar ülke genelinde devam ediyor.

KONDA Araştırma ve Danışmanlık Şirketi, 24-25 Mart’ta yaptığı görüşmelerde, yurttaşlara İmamoğlu’nun tutuklanmasını ve protestolarla ilgili düşüncelerini sordu.

Elde edilen veriler, toplumun genelinde protestolara temkinli; ama olumlu bir yaklaşım olduğunu gösteriyor.

Araştırma bulgularına göre:

Yüzde 21, eylemleri haklı buluyor.
Yüzde 52, düzeni bozmadıkça eylemlere hak veriyor.
Yüzde 27, eylemler haksızdır diyor.

Eylemlere dair üç görüş

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını destekleyenler protestolara büyük oranda karşı çıkarken, tutuklamaya karşı olanlar eylemleri büyük ölçüde haklı buluyor.

İmamoğlu’nun tutuklanmasını doğru bulanların yalnızca yüzde 3’ü “Eylemler haklıdır” derken, yüzde 32’si “Düzeni bozmadıkça haklıdır” görüşünü savunuyor; yüzde 65 ise eylemleri tamamen haksız buluyor.

Tutuklamayı yanlış bulanların yüzde 43’ü eylemleri doğrudan haklı, yüzde 56’sı ise düzeni bozmadıkça haklı görüyor. Bu grupta yalnızca yüzde 2’lik bir kesim eylemleri haksız buluyor.

Tutuklama hakkında fikir beyan etmeyenler arasında ise yüzde 5 “Eylemler haklıdır”, yüzde 65 “Düzeni bozmadıkça haklıdır” derken, yüzde 30 eylemleri haksız bulduğunu ifade ediyor.

Paylaşın

RTÜK’ten 4 Kanala 7 Ayrı Ceza

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ilişkin yapılan yayınlar nedeniyle Tele 1, Halk TV, NOW TV ve Sözcü TV’ye ceza verdi.

Haber Merkezi / RTÜK ayrıca gazeteci Fatih Altaylı’nın youtube kanalı ile geçtiğimiz günlerde tutuklanan yönetmen İlker Canikligil’in ortağı olduğu Flu TV’nin yayın lisansı almaması halinde bu kanallara erişim engeli getirilmesi kararı aldı.

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ilişkin yapılan yayınlar nedeniyle NOW TV, Tele 1, Halk TV ve Sözcü TV’ye ceza yağdırdı.

RTÜK üyesi İlhan Taşçı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, verilen cezalara ilişkin şunları kaydetti:

“RTÜK’ün bugünkü Üst Kurul Toplantısında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına uzanan süreçteki yayınlara program durdurmadan, lisans iptalinden önceki en ağır ceza olan 10 gün yayın durdurmaya uzanan tarihinin en ağır cezaları oyçokluğuyla alındı.

Sözcü TV’ye İstanbul, Ankara ve İzmir’den canlı yayın yapılarak, yorumlarda “halkın kin ve düşmanlığa teşvik” edildiği savıyla 10 gün yayın durdurma cezası verildi. Kanal aynı maddeden 8/1/b ceza alması halinde lisansı iptal edilecek. Tebliğin ardından SZC TV’nin 10 gün boyunca 7/24 ekranı karartılacak. Ekrana yalnızca siyah zemin üzerine RTÜK’ün karar metni yansıtılacak.

SZC TV hakkında ayrıca CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik sözleri nedeniyle yüzde 3 idari para cezasına hükmedildi.

Halk TV’ye Gündem Özel programında, CHP Genel Başkanın Özgür Özel’in Saraçhane mitinginde Akın Gürlek ve Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirileri boykot çağrısının ekrana yansıtılması ile İstanbul, Ankara ve İzmir’den canlı yayın yapılarak, yorumlarda “halkın kin ve düşmanlığa teşvik” edildiği savıyla yüzde 5 idari para cezası ve 5 kez de program durdurmaya karar verildi. Halk TV’ye ayrıca CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın ”Elinde terazi olan bu darbecilere karşı hep birlikte direneceğiz” sözleri nedeniyle yüzde 3 idari para cezasına hükmedildi.

Tele 1’e Haber 13 programında, CHP Genel Başkanın Özgür Özel’in Saraçhane mitinginde Akın Gürlek ve Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirileri ile İstanbul, Ankara ve İzmir’den canlı yaparak, yorumlarda “halkın kin ve düşmanlığa teşvik” edildiği iddiasıyla yüzde 5 idari para cezası ile 5 kez de program durdurma cezası çıktı.

Tele 1’e ayrıca Sabah Pusulası programında RTÜK Başkanına yönelik değerlendirmeler nedeniyle de yüzde 3 idari para cezası kesildi.

Now TV’ye Orta Sayfa programında Ekrem İmamoğlu soruşturmasıyla ilgili işlemlerin “hukuka aykırı ve talimatlarla yapıldığı” yorumları gerekçesiyle yüzde 2 idari para cezası verildi.”

Üst Kurul toplantısından YouTube kanalı üzerinden yayın yapanlara yönelik de kararlar çıktı. Fatih Altaylı ve İlker Canikligil’in ‘Flu TV’ adlı YouTube kanallarıyla ilgili 72 saat içerisinde lisans almaları gerektiği, alınmadığı takdirde kanallarına erişim engeli istenileceği aktarıldı.

Akıllı TV’ye ise, bir yıl içerisinde ikinci kez sağlık beyanı ile ürün satışı yaptığı için 10 süreyle yayın durdurma cezası uygulandı.

Paylaşın

CHP Lideri Özel: İmamoğlu, Bizim Cumhurbaşkanı Adayımız

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan sürece dair değerlendirmede bulunan CHP Lideri Özgür Özel, “İmamoğlu, bizim cumhurbaşkanı adayımız” dedi ve ekledi:

Başka bir isim yok gündemimizde. Ama İmamoğlu’nun resmi adaylığı mümkün olmazsa birisi çıkar aday. İmamoğlu’nun yerine kimin olduğunun önemi yok. Ekrem İmamoğlu adına bu seçimi kazanır.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan sürece dair partinin bundan sonraki yol haritasını açıkladı.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre; Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun tutuksuz yargılanması ve bir an önce ön seçim yapılması talebiyle imza kampanyası başlatacaklarını belirtti.

Özel, “Ekrem İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı belirleyen 15 milyon kişi ve 1 milyon 750 bin üyemiz bu sefer de devasa imza kampanyası için bayramla birlikte start alacak. Hedefi Türkiye’deki son seçimlerde Tayyip Erdoğan’ın aldığı oy kadar (yazarın notu; 27.73 milyon) imza toplanması. Erken seçim talebinin güçlendirileceği bir kampanya başlatacağız bayramda. Bayramdan sonra da büyükşehirler; Ankara, İzmir, Antalya, Mersin, Adana, Trabzon ve Bursa’da büyük mitinglerle devam edeceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı “Bu saatten sonra üçüncü bir cumhurbaşkanı adayı ismi gündeme gelebilir mi? Kadın aday örneğin?” sorusu üzerine “Ekrem İmamoğlu dışında bir alternatif yok. Ekrem İmamoğlu, bizim cumhurbaşkanı adayımız” diyerek şöyle devam etti:

“Ekrem İmamoğlu’nu adaylaştırmak için diploma iptaline bir dava açtık. Çok yakın zamanda sonuç alacağımızı düşünüyorum. Çünkü çok hukuk dışı bir şekilde iptal edildi. O durumda zaten adaylığının önünde bir engel kalmayacak. Ekrem İmamoğlu içeride de olsa dışarıda da olsa adayımız. Ekrem İmamoğlu hapiste yatar, kitabını okur, biz onun adına o seçimi kazanırız.

Tüm ulaşım yasakken, tarihi yarımada gibi bir yerde pazar akşamı 1.5 milyon kişiyi toplayabilen motivasyon, önünde hiçbir engel tanımaz. 15 milyon insanın, bastonuyla, yürüteciyle, karnında bebeğiyle hamilelerin, engellilerin oy vermeye koştuğu, coşkun akan selin önünde kimse duramaz. Biz aday göstermenin son gününe kadar Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını zorlayacağız. Başka bir isim yok gündemimizde. Ama İmamoğlu’nun resmi adaylığı mümkün olmazsa birisi çıkar aday. İmamoğlu’nun yerine kimin olduğunun önemi yok. Ekrem İmamoğlu adına bu seçimi kazanır.”

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu Protestoları: 1.879 Gözaltı, 260 Tutuklama

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ekrem İmamoğlu protestolarına katılan 1.879 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. İmamoğlu, geçtiğimiz çarşamba sabahı gözaltına alınmış, pazar günü ise tutuklanmıştı.

Haber Merkezi / İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından tüm yurtta başlayan protestolar dün de devam etti.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, protestolara katılan 1.879 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Yerlikaya, “Bunların; 260’ı tutuklandı, 468’i hakkında adli kontrol kararı verildi, 662’sinin işlemleri devam ediyor, 489’u da serbest bırakıldı” bilgisini verdi.

Ali Yerlikaya, “silahsız ve saldırısız” gösterilerin Anayasal bir hak olduğunu belirtti ancak son protestolarda “taşlar, asitler, baltalar ve molotoflar” kullanıldığını söyledi.

Yerlikaya, “Adalet sokakta değil, mahkeme salonlarında tecelli eder. Sokağa çıkmakla kimse temize çıkamaz. Hukuku sokak eylemleriyle bastırmaya çalışmak, adaleti linç etme kampanyalarıyla susturmaya kalkmak kimseye fayda sağlamaz” diye ekledi.

Gösteriler sırasında 150 polis memurunun yaralandığını belirten Yerlikaya, “Geçen yıl, 2024’te, Bakanlığımıza toplantı ve gösteri yürüyüşü için 903 başvuru yapıldı. Bunların 863’üne izin verildi” ifadelerini kullandı, Bakanlığın gösterilere izin verme oranının yüzde 96 olduğunu belirtti.

2019 yerel seçimlerinde seçim otobüsünün içindeki Ekrem İmamoğlu’na, “Ekrem abi, her şey çok güzel olacak” diye seslenerek, seçim kampanyasının sloganı haline gelen sözlerin sahibi 22 yaşındaki Berkay Gezgin tutuklananlar arasında yer alıyor.

Yerlikaya’nın açıklaması şöyle: “Milletimizin kardeşliğine pusu kuruldu. Polislerimize saldırıldı. Milli ve manevi aile değerlerimiz ayaklar altına alındı. Adalet sokaklarda değil mahkeme salonlarında tecelli eder. Sokağa çıkmakla kimse temize çıkamaz. Hukuku sokak eylemleriyle bastırmaya çalışmak kimseye fayda sağlamaz.

Sokak kışkırtması gerçeklerin üzerini örtemez. Bakanlık olarak toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ilişkin bize yapılan başvurularda yüzde 96’sına izin vermişiz. Son yapılan eylemlerde yapılanların özgürlükle ilgisi var mı? Sokak çağrısı yapanlar bu gerçeklerle yüzleştiğinde ne düşündüler? Boykot çağrısı yapmakla yerli ve milli markalarımızın çalışanlarını zor durumda bırakmakla amaçlanan nedir?

Bu son yapılan eylemler sonrası bin 879 şüpheli gözaltına alındı. Bunların 260’ı tutuklandı. 468’i hakkında adli kontrol verildi. 662’sinin işlemleri devam ediyor. 150 polisimiz yaralandı.”

Tutuklu yedi gazeteciye tahliye

Öte yandan Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla tetiklenen protestoları takip eden ve önceki gün tutuklanarak cezaevine gönderilen yedi gazeteci hakkında tahliye kararı verildi.

Mahkeme, yapılan itiraz üzerine AFP muhabiri Yasin Akgül, NOW Haber muhabiri Ali Onur Tosun, foto muhabiri Bülent Kılıç, muhabir Zeynep Kuray, İBB foto muhabiri Kurtuluş Arı, Bakırköy Belediyesi foto muhabiri Gökhan Kam ve muhabir Hayri Tunç’un serbest bırakılmasına hükmetti.

Tahliye kararı sonrası açıklamada bulunan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, “Tutuklanan gazeteciler tahliye edildi. Hak ihlalinin uzamaması elbette sevindirici ancak HSK tarafından da sorumlular hakkında gecikmeksizin inceleme başlatılması gerekiyor. Bu ve benzeri hukuka aykırı uygulamaların basının tamamı üzerinde bir baskı oluşturduğu unutulmamalı” dedi.

Paylaşın

Analiz: Erdoğan, En Güçlü Rakibi İmamoğlu İçin Kusursuz Zamanı Seçti

Avrupa Birliği (AB) diplomatı olan Marc Pierini, Erdoğan’ın baş rakibi İmamoğlu’nu cezaevine göndermek ve protestoculara sert bir tepki vermek için en “kusursuz zamanı” seçtiğini belirtiyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nden Aslı Aydıntaşbaş, “ABD hükümeti değerlere dayanan bir dış politika izlemeyi pek istemiyor. Avrupalıların ise Suriye’nin istikrara kavuşması ve savaştan sonra Ukrayna’da, Avrupa açısından kalıcı bir güvenlik mimarisi oluşturulabilmesi için Türkiye’ye ihtiyacı var. Zaman, Erdoğan ile kavgaya girmeye hiç uygun değil” ifadelerini kullanıyor.

Ekrem İmamoğlu’nun önce diplomasının iptal edilmesi ardından da gözaltına alınıp daha sonra tutuklanması ve bu süreçte başlayarak bugüne dek devam eden kitlesel protestolara karşı devletin sert tavrına Batı dünyasından kayda değer bir tepki gelmemesi, uluslararası düzeyde de dikkat çekiyor.

AFP haber ajansının bu bağlamda yayınladığı bir analize göre Batı’nın Türkiye’ye, Ukrayna’nın savunulması ve Suriye’de sağlam bir yapı kurulabilmesi için ihtiyacı var. Siyasi gözlemcilere göre, jeopolitik açıdan elinin güçlendiğini farkeden Erdoğan bu durumu ülkesindeki iktidarını daha da güçlendirmek için kullanıyor. En büyük rakibini cezaevine göndererek devre dışı bırakan Erdoğan, ciddi bir sonucu olmayacağını bildiği için protestoculara karşı da son derece sert bir tavır takınıyor.

“Erdoğan jeopolitik anı iyi farketti” diyen ABD merkezli düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nden Aslı Aydıntaşbaş, “ABD hükümeti değerlere dayanan bir dış politika izlemeyi pek istemiyor. Avrupalıların ise Suriye’nin istikrara kavuşması ve savaştan sonra Ukrayna’da, Avrupa açısından kalıcı bir güvenlik mimarisi oluşturulabilmesi için Türkiye’ye ihtiyacı var. Zaman, Erdoğan ile kavgaya girmeye hiç uygun değil” ifadelerini kullanıyor.

Her ne kadar Erdoğan’ın rakibi, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına karşı Almanya ve Fransa kınama mesajları göndermiş olsa da, yaptırım tehdidinde bulunmadılar. Diğer Avrupa ülkelerinin dışişleri bakanlıkları ise, ABD Dışişleri Bakanlığı gibi sessiz kaldı. Salı günü Türk mevkidaşı Hakan Fidan’ı Washington’da ağırlayan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Türkiye’de protestocuların kitleler halinde gözaltına alınmasından “endişe” duyduklarını dile getirmekle yetindi.

Carnegie Avrupa isimli düşünce kuruluşundan, eski bir Avrupa Birliği (AB) diplomatı olan Marc Pierini, Erdoğan’ın baş rakibini cezaevine göndermek ve protestoculara sert bir tepki vermek için en “kusursuz zamanı” seçtiğini belirtiyor. İngiltere ile Fransa bugünlerde Ukrayna’ya destek sağlayacak ve belki de ileride bu ülkeye askeri güç gönderecek bir “Gönüllüler Koalisyonu” kurmaya çalışıyor. Büyük askeri gücü, askeri insansız hava araçları (İHA) donanımı ve üretim kapasitesi ve hem Kiev hem de Moskova sahip olduğu yakın ilişkiler sayesinde Türkiye önemli bir ortak.

2006-2011 yılları arasında AB’nin Ankara Büyükelçisi olarak görev yapan Pierini, “Bu, Türkiye’nin sağlam ve esnek savunma sanayii sayesinde, Erdoğan’ın, önemli bir rol oynayacağı uluslararası sahneye dönüşü anlamına geliyor” ifadesini kullanıyor. “Türkiye Cumhurbaşkanı’nın bu bağlamda, hukuk devleti ilkelerinin çiğnenmesine Batı Avrupa ülkelerinin sessiz kalacağına güvendiğini” dile getiren deneyimli Türkiye uzmanı Pierini, şu ana kadar her şeyin Erdoğan’ın planladığı gibi gittiğini belirtiyor.

Türkiye’nin NATO içinde yıldızı parlıyor

Türkiye, Perşembe günü Paris’te yapılacak olan Ukrayna Zirvesi’ne de katılacak. Ancak Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu tek konu, Moskova’ya karşı Kiev’e destek değil. Suriye’de uzun yıllar iktidarı elinde tutan Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından Ankara, bu ülkedeki en önemli aktör konumunda. İsyancı grupların Şam’ı ele geçirmesine büyük katkı sağlayan Türkiye, Suriye’de istikrârın sağlanması için vazgeçilemeyecek öneme sahip. Güçlü donanması ile Akdeniz’de etkili olma potansiyeline sahip Ankara diğer yandan bugünlerde, ABD Başkanı Donald Trump’ın kestirilemeyen diplomasi anlayışı sebebiyle NATO’da oluşan zorluklardan da yararlanıyor.

Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nden Türkiye Uzmanı Dorothée Schmid’e göre, “Türkiye yeni güvenlik endişeleri nedeniyle ve Trump’ın kutuplaştırıcı başkanlığı bağlamında NATO içinde çok önemli bir partner konumuna geldiğinin farkında.” Ülke içinde protestolar ve gerginlik artarken “Erdoğan’ın, neredeyse hiç uluslararası tepki olmadığını gördüğünü” ifade eden Schmid, “Bana göre Avrupalıların Türkiye’nin iç politikası üzerinde hiçbir etkisi yok” diyor.

“İçinde bulunduğumuz dönem, tarihin, demokratik değerlerin çok kolay bir şekilde sert jeopolitik gerçekler tarafından yok sayılacağı bir anına denk geliyor” ifadelerini kullanan Aslı Aydıntaşbaş, “Türkiye bu anlamda, böyle şeyler yaşayan ne ilk ne de son ülke olacak” öngörüsünü dile getiriyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu Protestoları: Tutuklu Yedi Gazeteci Hakkında Tahliye Kararı

Saraçhane’de Ekrem İmamoğlu protestolarını haberleştirdikleri için tutuklanan yedi gazeteci hakkında tahliye kararı verildi. Gazeteciler, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet” suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Haber Merkezi / İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını protesto eylemlerini haberleştirdikleri için tutuklanan AFP muhabiri Yasin Akgül, NOW Haber muhabiri Ali Onur Tosun, foto muhabiri Bülent Kılıç, muhabir Zeynep Kuray, İBB foto muhabiri Kurtuluş Arı, Bakırköy Belediyesi foto muhabiri Gökhan Kam ve muhabir Hayri Tunç hakkında tahliye kararı verildi.

Tahliye kararı sonrası açıklamada bulunan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, “Tutuklanan gazeteciler tahliye edildi. Hak ihlalinin uzamaması elbette sevindirici ancak HSK tarafından da sorumlular hakkında gecikmeksizin inceleme başlatılması gerekiyor. Bu ve benzeri hukuka aykırı uygulamaların basının tamamı üzerinde bir baskı oluşturduğu unutulmamalı” dedi.

DİSK Basın-İş gazetecilerin tahliye edilmesine dair yaptığı açıklamada “Şimdi soruyoruz: Gazetecilere kimler kumpas kurdu? Basın kartları ve ekipmanları gözükmeyecek şekilde fotoğraflarını çeken polisler kim? Gözaltına alma kararı ile tutuklama kararı veren hakim ve savcılar hakkında işlem başlatılacak mı? Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bu kumpastan öylece sıyrılamaz! HSK, hukuksuz karar veren yargı mensupları hakkında derhal işlem başlatmalıdır” dedi.

“Gazeteciliğe dokunulamaz”

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu gazetecilerin tahliyesine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “İstanbul’daki gazeteci arkadaşımızın tahliye kararından teselli duyuyoruz. Yine muazzam bir haksızlık sonucu İzmir’de gözaltına alınan ve gözaltında dördüncü günlerini yaşayan meslektaşlarımızın da bir an önce bırakılmasını talep ediyoruz. Gazeteciliğe dokunulamaz!

Gazetecilerin toplu tutuklanması gibi toplu tahliyesi de, mesleki dayanışmanın önemini bir kez daha ortaya çıkarırken, gazeteciliğin ve toplumsal rolünün kasıtlı, skandal bir tarzda hedef alınmasını gün yüzüne çıkardı. Bu kabul edilemez! İzmir’deki meslektaşlarımızın da tahliyesini talep ediyoruz.”

1.879 gözaltı, 260 tutuklama

Öte yandan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından tüm yurtta başlayan protestolar dün de devam etti.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, protestolara katılan 1.879 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Yerlikaya, “Bunların; 260’ı tutuklandı, 468’i hakkında adli kontrol kararı verildi, 662’sinin işlemleri devam ediyor, 489’u da serbest bırakıldı” bilgisini verdi.

Ali Yerlikaya, “silahsız ve saldırısız” gösterilerin Anayasal bir hak olduğunu belirtti ancak son protestolarda “taşlar, asitler, baltalar ve molotoflar” kullanıldığını söyledi.

Yerlikaya, “Adalet sokakta değil, mahkeme salonlarında tecelli eder. Sokağa çıkmakla kimse temize çıkamaz. Hukuku sokak eylemleriyle bastırmaya çalışmak, adaleti linç etme kampanyalarıyla susturmaya kalkmak kimseye fayda sağlamaz” diye ekledi.

Gösteriler sırasında 150 polis memurunun yaralandığını belirten Yerlikaya, “Geçen yıl, 2024’te, Bakanlığımıza toplantı ve gösteri yürüyüşü için 903 başvuru yapıldı. Bunların 863’üne izin verildi” ifadelerini kullandı, Bakanlığın gösterilere izin verme oranının yüzde 96 olduğunu belirtti.

2019 yerel seçimlerinde seçim otobüsünün içindeki Ekrem İmamoğlu’na, “Ekrem abi, her şey çok güzel olacak” diye seslenerek, seçim kampanyasının sloganı haline gelen sözlerin sahibi 22 yaşındaki Berkay Gezgin tutuklananlar arasında yer alıyor.

Yerlikaya’nın açıklaması şöyle: “Milletimizin kardeşliğine pusu kuruldu. Polislerimize saldırıldı. Milli ve manevi aile değerlerimiz ayaklar altına alındı. Adalet sokaklarda değil mahkeme salonlarında tecelli eder. Sokağa çıkmakla kimse temize çıkamaz. Hukuku sokak eylemleriyle bastırmaya çalışmak kimseye fayda sağlamaz.

Sokak kışkırtması gerçeklerin üzerini örtemez. Bakanlık olarak toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ilişkin bize yapılan başvurularda yüzde 96’sına izin vermişiz. Son yapılan eylemlerde yapılanların özgürlükle ilgisi var mı? Sokak çağrısı yapanlar bu gerçeklerle yüzleştiğinde ne düşündüler? Boykot çağrısı yapmakla yerli ve milli markalarımızın çalışanlarını zor durumda bırakmakla amaçlanan nedir?

Bu son yapılan eylemler sonrası bin 879 şüpheli gözaltına alındı. Bunların 260’ı tutuklandı. 468’i hakkında adli kontrol verildi. 662’sinin işlemleri devam ediyor. 150 polisimiz yaralandı.”

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Dikkat Çeken Mesaj: And Olsun Ki Hesap Soracağım

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, Kadir Gecesi nedeniyle yayınladığı mesajında, “Gecelerin en güzeli olan Kadir Gecesi’ni yıllarca ailemle, annem ve babamla, sevdiklerimle yaşadım” dedi ve ekledi.

Haber Merkezi / “Ömrümde ilk kez bu mübarek geceyi bir siyasi kumpasla içerde geçiriyorum. And olsun ki, buna sebep olanlardan hem bu dünyada hem de mahşerde hesap soracağım.”

Hakkında açıklan soruşturmada tutuklanan CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Kadir Gecesi” nedeniyle sosyal medya hesabı üzerinden bir mesaj yayınladı.

İmamoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Çocuk yaşlarımdan bu yana Kadir Gecesi’nin bende bambaşka bir anlamı vardır. Gecelerin en güzeli olan Kadir Gecesi’ni uzun yıllar boyunca ailemle, annem ve babamla, sevdiklerimle sevdiklerimle. Ömrümde ilk kez bu mübarek geceyi bir siyasi kumpasla içerde geçiriyorum. And olsun ki, buna sebep olanlardan hem bu dünyada hem de mahşerde hesap soracağım.”

Paylaşın

İmamoğlu Protestoları Dış Basında: Erdoğan, Türkiye Demokrasisini Daraltıyor

Ekrem İmamoğlu protestoları dış basında yakından takip edilirken, The Economist, Erdoğan Türkiye’nin demokrasisini daraltıyor” başlıklı haberinde, bu durumun, ”Türkiye dışında kimsenin umurunda olmadığını” dile getirdi.

Dünya basını, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 19 Mart sabahı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “yolsuzluk” ve “terör” suçlarından başlattığı iki ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından başlayan protestoları, yakından takip etmeyi sürdürüyor.

BBC: ”Bin 400’den fazla gözaltının ardından binlerce kişi Türkiye’deki protestolara katıldı” başlıklı İngiltere merkezli yayın kuruluşu BBC’nin haberinde, yedi gün boyunca süren protestolarda gözaltına alınan veya tutuklanan insanların olduğu belirtilerek, ”Türkiye’de binlerce kişi yedinci gecesine giren protesto gösterilerinde şu ana kadar aralarında öğrenci, gazeteci ve avukatların da bulunduğu bin 400’den fazla kişi gözaltına alındı” denildi. Hak grupları ve Birleşmiş Milletlerin (BM), tutuklamaları ve polisin protestoculara karşı orantısız güç kullanmasını kınadığı kaydedildi.

The Guardian: The Guardian gazetesi de Türkiye’de yaşanan son gelişmelere ve medyanın tutumuna değinen ”Bu bir dezenformasyon’: Türk devlet televizyonu kitlesel sokak protestolarına yer vermekten kaçınıyor” başlıklı bir değerlendirme yazısı hazırladı. Yazıda, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından başlayan kitlesel protestoların, Türkiye’deki devlet televizyonu ve hükümet yanlısı medya kanallarında yer bulmadığından bahsedildi. ”Protesto haberleri, iyi finanse edilen hükümet yanlısı ağlar dışındaki birkaç gazete ve kanalda yer verildi” denilirken; yazıda şu ifadeler de kullanıldı:

”Bu kanallar, protestoları görmezden gelerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iftar yemeğindeki konuşmaları ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomiyle ilgili çalışmalarına odaklandı. Medya gözlemcileri, Türkiye’de medya ortamının son yirmi yılda giderek kutuplaştığını ve hükümetin medya üzerindeki kontrolünün arttığını belirtiyor. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), protestoların canlı yayınlanmasını yasakladı ve yasaları ihlal eden yayıncıların cezalandırılacağını duyurdu. Muhalefet partileri, RTÜK’ün bu kararını eleştirerek, bağımsız medya kuruluşlarına karşı çifte standart uygulandığını savundu.”

Euronews: Avrupa’ya ilişkin yayın yapan Fransa merkezli Euronews’in haberinde, İmamoğlu’nun tutuklanmasının siyasi amaçlı olduğunun düşünüldüğünü ve ülke genelindeki birçok kentte gösterilere yol açtığını belirtti. Euronews, bazı protesto ve eylemlerde, şiddet olaylarının meydana geldiğini dile getirdi. Haberde, “Hükümet, Türkiye’de yargının bağımsız ve siyasi etkilerden uzak olduğu konusunda ısrar ediyor” denildi.

The Economist: İngiltere merkezli The Economist gazetesi de “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin demokrasisini daraltıyor” başlıklı haberinde, bu durumun, ”Türkiye dışında kimsenin umurunda olmadığını” dile getirdi. Gazete, Avrupa Komisyonu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasına tepkisinin ”yumuşak ve yetersiz” olduğunu vurgulayarak, ”Fransa ve Almanya’dan gelen açıklamalar daha sert olsa da Avrupa, daha fazlasını yapması gerektiğini” belirtti.

(Kaynak: BirGün)

Paylaşın

İmamoğlu, Erdoğan’ı İşaret Etti: Milletçe Göndereceğiz

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mesajında, Erdoğan’ı işaret ederek, “Milletçe göndereceğiz, sandıkta göndereceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir mesaj paylaştı. İmamoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Milletimiz büyüktür diyerek sizi selamlıyorum. Ramazan ayının merhameti, bereketi, adalet, birliktelik ruhu, insanın insanı hissetme anlayışı üzerinizde olsun.

Sosyal devlet olmak adına, adalet adına üzerimizdeki kötülüklerin bittiği, iyi günlerin geleceğini müjdeleyerek; ülkemize, milletimize, emeklisine, gençlerine, emekçisine, iş dünyasına zulüm ve zor günler yaşatan her kim varsa; içten dualarımla bir an önce bu kötü, bir avuç insanı milletçe göndereceğimiz günleri, sandığı, seçimi iple çektiğimi bilmenizi istiyorum.

Akşam İstanbul Saraçhane’de milletimizin, yüzbinlerin sesinden ‘Yiğidim Aslanım’ şarkısını dinledim. Çok teşekkürler… Halk TV’de 00.30’da benimle ilgili hazırlanan belgeseli izledim. Teşekkürler Halk TV.

Buradan bir uyarıda bulunmak isterim. Bir süre, dün akşam ilk kez hepimizin vergileri ile yayın yapan TRT başta olmak üzere, iktidar yalakası kanallara ilk kez hayatımda bu kadar bakma fırsatı buldum. Tam bir rezalet, yalan, iftira; namusa, haysiyete dil uzatma.

Koca insanlar utanmadan, nasıl bu denli kötü olabilir? Hepsinin, tüm bu yalancıların, yalakaların, Ramazan ayında kul hakkı yiyenlerin burnundan fitil fitil getireceğim ve ömrüm var oldukça hukuki haklarımı arayacağım. And olsun!

Bütün bu sorunları çözeceğiz. Bu atmosferi yaratan, bize yaşatan tek kişi var. Ankara’da kapalı kapılar ardından Türkiye’yi yönetmek değil koltuğunu korumak için Ramazan’da kul hakkı yemek dahil her yolu mübah gören tek kişiyi milletçe göndereceğiz, sandıkta göndereceğiz.

Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Başaracağız. Akşam herkesi Saraçhane iftar sofrasında Sn. Genel Başkanım Özgür Özel ile oruç açmaya davet ediyorum. Ben de sizi izlerken iftar sofrasında olacağım, dua edeceğim.”

Paylaşın