Saraçhane’de Ekrem İmamoğlu Protestolarını Takip Eden 7 Gazeteci Tutuklandı

Saraçhane’de Ekrem İmamoğlu protestolarını takip eden gazeteciler, önce adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, ardından “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet” suçlamasıyla tutuklandı.
Haber Merkezi / İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını protesto eylemlerini takip eden Zeynep Kuray, Bülent Kılıç, Yasin Akgül, Ali Onur Tosun, Murat Kocabaş, Gökhan Kam ve Hayri Tunç, dün sabah evlerine düzenlenen polis baskınıyla gözaltına alındı. İBB foto muhabiri Kurtuluş Arı’nın da gözaltında olduğu bildirilirken, Sendika.org muhabiri Zişan Gür’ün ise dün Saraçhane’de gözaltına alındığı açıklandı.
Dosyaya bakan savcı gözaltındaki gazetecileri önce adli kontrol talebiyle farklı sulh ceza hakimliklerine sevk etti. Ancak daha sonra sevk yazısını değiştirerek gazetecilerin tutuklanmasını istedi. Hakim karşısına çıkartılan gazeteciler “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet” suçlamasıyla tutuklandı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası, gözaltına alınan gazetecilerin bir kısmı hariç hepsinin adli kontrol kararıyla serbest kalacağına dair kendilerine ve ailelerine bilgi verildiği yönündeki tutanağı paylaştı.
TGS açıklamasında, “İşimiz gazetecilik, soruyoruz: Bu karar talimatla mı çıktı? Gözaltındaki 7 meslektaşımız tutuklandı. Tutuklanmalarına delil olarak protestolar sırasında çekilmiş fotoğrafları gösteriliyor. Masa başından ne fotoğraf çekilir ne haber yapılır. Bir gazetecinin arkada kalarak olan biteni belgelemesi beklenemez. Haber neredeyse gazeteci oradadır! Amaç sahaya dönüp haber yapmalarını engellemek mi? Bu kararla sahadaki gazetecilere mesaj mı veriliyor?” soruları yöneltildi.
“Bu açık bir kumpastır”
DİSK Basın-İş sendikası da, İstanbul’daki protestoları haberleştirdikleri için gözaltına alınan gazetecilerin tutuklanmasıyla ilgili açıklamasında, “Bu meslektaşlarımızın hepsinin polis şiddetini kayda geçirmesi tesadüf değildir. Gazetecilerin bir kısmının, ellerinde ekipmanlarının bulunmadığı ya da dinlendikleri anlarda çekilen ve basın kartlarının da görünmediği fotoğrafları, eylemleri yönlendirdikleri iddiasına kanıt olarak gösterildi. Bu açık bir kumpastır” denildi.
Açıklamada, “Savcının gazetecilerin avukatlarına, adli kontrolle serbest bırakılacaklarını bildirmesinden bir süre sonra fikrini değiştirmesi ve tutuklama talebiyle hakimliğe sevketmesi ve kararın bu yönde çıkması, yargının talimatla çalıştığının en açık örneğidir. Gazetecilik suç değildir, hukuksuzluktan vazgeçin, meslektaşlarımızı serbest bırakın” ifadelerine yer verildi.
“Son defa uyarıyoruz”
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, 23 Mart akşamı sosyal medya hesabından yayıncı kuruluşları uyarmıştı. Şahin, yayıncı kuruluşların, taraflı ve gerçek dışı haberlere değil yetkililerden gelen resmi bilgi ve açıklamalara yer vermeleri gerektiğini belirtmişti.
Kanunlara uymayan yayıncı kuruluşlarla ilgili en üst sınırdan program durdurmalara varan yaptırımlar uygulandığını hatırlatmıştı. “Hukuk dışı yayınlara devam eden ve sayısı birkaç taneyi geçmeyen yayıncı kuruluşlar” olarak bahsettiği kurumları “son kez” uyardıklarını söylemişti.
Şahin, “Halkı sokağa davet eden; illegal örgütlerin sözcüsü gibi beyanlarda bulunan yorumcuları ekrana taşıyan; devlet büyüklerine, soruşturmayı yürüten yargı mensuplarına, emniyet personeli ile kolluk kuvvetlerine hakaret hatta tehditlere varan ifade ve yayınlara yer veren yayıncı kuruluşlarla ilgili” lisans iptaline varabilecek yaptırım uygulanacağı duyurmuştu.