Erdoğan’dan “Yeni Süreç” Açıklaması: Çok Büyük Mutabakat Oluştu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Abdullah Öcalan” çağrısı sonrası başlayan sürece ilişkin konuşan Erdoğan, “Siyasi partiler arasında çok büyük mutabakat oluştu. Terörün bitmesine kardeşliğin pekişmesine dönük umut oluştu. Çok elverişli atmosfer oluştu. Siyasette gelişen bu atmosferi çok kıymetli buluyoruz” dedi ve ekledi:

“Terörden nemalanlar bundan elbette rahatsız oluyorlar ve olacaklar. Allah’ın yardımı, aziz milletimizin desteği ve samimi duasıyla terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak fikir birliği içindeyiz. Temennimiz sukunet içinde suhuletle gerçekleşmesidir. Yanlış yola girilirse yapmamız gerekeni yaparız. Burada bölücü örgütle sınırlarımız içinde ve dışında Kürt kardeşlerimizi aynı paranteze alarak ahkam kesen yabancı mihraklara şunu hatırlatırız, sizin bildiğiniz kadar bizim unuttuğumuz var. Böl, parçala, yönet planlarınızı tekrar uygulayamayacaksınız.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 8. Olağan Şanlıurfa İl Kongresi’nde gündeme ilişkin konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle:

Tam 22 yıldır Türkiye’nin kaptan köşkündeyiz. Siyasi mücadele açısından yarım asırdır milletimizin huzurundayız. Bu süreçte sayısız iftiraya, sayısız hakarete muhatap olduk. Okuduğumuz bir şiir sebebiyle hapse atıldığımız karanlık günler oldu. Kendi öz yurdumuzda garip hissettiğimiz, haksızlığa uğradığımız, hukuksuzluğun en nobran biçimini yaşadığımız dönemler oldu. Bir kardeşiniz olarak, içinizden biri olarak benim Urfalı vatandaşım hangi zorluklarla, engellerle karşılaştıysa biz de aynısını yaşadık.

Kız evlatlarını başörtüsünden dolayı yurt dışında okutmak zorunda kalan bir kardeşinizim. “Muhtar bile olamaz” manşetleriyle siyasi hayatı bitirilmek istenen bir siyasetçiyim. Burada saymak istesek saatler alacak pek çok hukuk cinayetine maruz kalmış bir vatan evladıyım. Kardeşlerim, göreve gelirken bir şey söyledik, biz adaleti ve kalkınmayı tüm unsurlarıyla hayata geçireceğiz, dedik. Baskıların, yasakların  hüküm sürdüğü değil özgürlüklerin hakim olduğu Türkiye’yi inşa edeceğiz dedik. Ayrımcılığı iliklerimize kadar teneffüs etmemize rağmen bulunduğumuz makamlarda hiç kimsenin diline, inancına, etnik kimliğine bakmadık.

CHP’nin milletin fertleri arasına nifak tohumları saçan siyaseti karşısında biz her zaman birleştirici, bütünleştirici, kucaklayıcı olduk. Bu topraklardaki bin yıllık kardeşliğimize kasteden her türlü dışlayıcı tavrı elimizin tersiyle ittik. Ayrıştırıcı, ötekileştirici yaklaşımların hiçbiri siyasetimizde kendisine yer bulamadı.

14-28 Mayıs seçimleri sürecinde her türlü rezilliği, ırkçılığı, fitneyi körükleyenlere rağmen kuşatıcı tavrımızı muhafaza ettik. Kaybetsek de mazlumun yanında duracağız dedik. Türkiye’ye sığınmış Suriyeli muhacirleri zorla göndermekle tehdit ettiler. Kim? CHP. Ne dedi “Biz sizi tekrar Suriye’ye göndereceğiz” dedi. Biz ne dedik: “Siyasi geleceğimize dahi mal olsa onları koruyacağız” dedik.

Sırf 3-5 oy daha fazla alabilmek uğruna kimlerin kimlerle gizli anlaşmalar yaptığını inanıyorum ki sizler de unutmadınız. Suriyeli mazlumları hedef gösterenleri, ırkçı-faşist söylemlerle milletin fertleri arasına nifak sokanları, kimlik siyasetinin en pervasız biçimine sarılanları hiçbirimiz unutmadık ve unutmayacağız. Hitler özentisi siyaset yapanlara önce millet sandıkta dersini verdi, sonra da kendi partileri siyasetten bir daha geri gelmemek üzere def etti.

Karşımızda kaybettikleri 13 seçime rağmen yenildiklerini kabul edip onurluca çekilmeyi bilmiyorlar. Sosyal medyadan arsızca ve ahlaksızca milleti kutuplaştırmaya, siyasi iklimi zehirlemeye ne yazık ki devam ediyorlar. Türk siyasetinde artık hiçbir karşılıklarının olmadığını, itibarlarının kalmadığını ne düşündüklerini artık hiç kimsenin umursamadığını bir türlü anlayamıyorlar.

Biz bugüne kadar hep kardeşliği savunduk, yine kardeşliği savunacağız. Bizi birbirimizle hasım eylemeye çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bir kere şunu herkesin bilmesini istiyorum: Köken üzerine milletin ayrıştırılmasını reddediyoruz. İnançlar üzerinden insanımızın bölünmesini, hayat tarzı üzerinden vatandaşlarımızın ötekileştirilmesini reddediyoruz. Hiç kimseyi dışlamadan, ihmal etmeden, kırmadan 85 milyonun tamamını aynı ortak paydada buluşturmaya çalışıyoruz. Muhalefetin bizi de içine çekmek istediği yapay gündemleriyle vakit kaybetmeden Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmak için koşturuyoruz. Bizim yolumuz kardeşlik yoludur. Bizim yolumuz ileri demokrasi yoludur.

Bulunduğumuz makam, koltuk, mevkilerin hepsi bu hedefleri gerçekleştirmek için birer vasıta, araçtır, bize verilmiş birer emanettir. Milletimizin yüzlerce yıllık değerlerine sırt çevirenler bunu idrak edemezler. Zihinlerini Batı’ya köle edenler, kiralayanlar, iradelerini Batı’ya peşkeş çekenler bizim insan ve siyaset tasavvurumuzu kavrayamaz. Sırf Türkiye’ye zarar veriyor diye terör örgütlerini besleyenler, bunun için bölgeye dair planlarlar yapanlar Şanlıurfa’nın şanının nereden geldiğini hesaba katmıyorlar. Bu şan sıradan sıradan bir unvan değil istiklal beratıdır. Şanlıurfa şanının nereden geldiğini gayet iyi bilir. Şanlıurfa bölgemizdeki hiçbir zulüm, acı, adaletsizliğe bugüne kadar bigane kalmadığı gibi bundan sonra da kalmayacaktır.

Şanlıurfa bugün Suriye’nin özgürlük hareketlerine karşı çıkanların aynı çanaktan beslendiğini çok iyi bilir. Bugün Halep’in sevinci Şanlıurfa’nın sevincidir. Hama’nın, Humus’un, Şam’ın zaferi Şanlıurfa’nın da zaferidir. Baas mezaliminin bitmesine sevinemeyenler, bir türlü kabullenemeseler de Suriyeli kardeşlerimizin zaferi komşuları olarak bizim de zaferimizdir. Şunu artık herkes anlasın ve kabullensin: Türkler, Araplar, Kürtler, Türkmenler olarak hepimiz biriz, beraberiz. Hepimiz aynı toprağın, aynı tarihin, aynı geleceğin evlatlarıyız. Hepimiz aynı çınarın dalları, aynı sevdanın yolcularıyız.

Kardeşi kardeşe kırdırmak için her yolu denediler. Bunun için bir ara darbecileri kullandılar. Daha sonra terör örgütlerini devreye aldılar. 40 yıldır da bölücü örgüt üzerinden senaryolarını hayata geçiriyorlar. Bu kirli oyunun artık raf ömrü tükenmiştir. Terör örgütleri eliyle bölgemizi sömürenlerin devri sona ermiştir. Terörü bir silah, araç ve maşa olarak kullanma dönemi tamamen bitmiştir. Bölücü örgütü terör örgütünü bu topraklara kandan, gözyaşından, acıdan başka bir şey getirmedi. Terörle varılabilecek hiçbir yer yoktur. Şiddetle elde edilebilecek hiçbir netice yoktur. Kan dökerek, katledilerek ulaşılacak hiçbir hedef yoktur. Terörler bir yere sonuç alınamayacağı ayan beyan görülmüştür.

Bölücü örgütün kendini tasfiye etme dışında bir seçeneği kalmamıştır. Daha önce de ifade ettim, terörle demokrasi yan yana olmaz. Terörle siyaset aynı kapta bir arada bulunmaz. Gelinen tarihi yol ayrımında tercihler daralmıştır. Bir tarafta meşruiyet, hukuk, demokrasi, kalkınma, refah ve huzur var. Diğer tarafta daha fazla istikrarsızlık, gerilim ve huzursuzluk var. Bir yanda kardeşliğin egemen olduğu Türkiye Yüzyılı var. Diğer tarafta emperyalistlerin kanlı senaryoları var. Ya namlusu ülkemize dönük o silahlar gömülecek ya da Türkiye’ye silah doğrultanlar gömülecek. Bunun haricinde üçüncü yol, alternatif mevzubahis değildir.

Terör musibetinden kurtulalım istiyoruz. İnşallah bunu başaracağız. Görüyoruz ki siyasi partiler arasında çok büyük bir mutabakat oluştu. Terörün bitmesine, kardeşliğin pekişmesine yönelik bir umut doğdu, çok elverişli atmosfer oluştu. Siyaset sahnesinde oluşan bu müspet havayı çok kıymetli buluyoruz. Terörden nemalanlar bundan elbette rahatsız oluyorlar ve olacaklar. Ama Allah’ın yardımı, aziz milletimizin desteği ve samimi duasıyla terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız. Bu konuda kararlıyız. Cumhur İttifakı olarak fikir birliği içindeyiz.

Temennimiz sükunet içinde ve suhuletle gerçekleşmesidir. Ama yanlış yola girilirse, eski hatalar tekrarlanırsa bu durumda yapmamız gerekeni yaparız. Burada bölücü örgütle sınırlarımız içinde ve dışındaki Kürt kardeşlerimizi aynı paranteze alarak ahkam kesen yabancı mihraklara şunu hatırlatmak isteriz: Sizin bildiğiniz kadar bizim unuttuğumuz var. Sizin bir hesabınız varsa bizim de bir hesabımız. Ne yaparsanız yapın bizim kardeşliğimizi bozamayacaksınız. Bir asır önce olduğu gibi böl, parçala, yönet planlarınızı tekrar uygulayamayacaksınız.”

“Yeni bir fırsat penceresi açıldı”

Erdoğan, partisinin 8. Diyarbakır İl Kongresi’nde yaptığı açıklamada ise ”Terör belasını bitirmek için ülkemizin önüne yeni bir fırsat penceresi açılmıştır” dedi.

Erdoğan, son dönemde gerçekleşen ‘çabanın’ tek bir amacı olduğunu belirtti: ”Terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahların bırakılması, bölücü örgütün baskısı dolayısıyla Türkiye partisi olamayan partiye bu yönde kendini geliştirme fırsatı verilmesi. Yarım asırlık bölücü terör parantezinin kapatılmasıdır. Bu sadece büyük ve güçlü Türkiye’nin önündeki en büyük engellerden birinin önünden çıkarılmasıdır.”

”Suriye’de 8 Aralık’ta yaşanan devrimle birlikte örgütün bölgesel hedefleri kursaklarında kaldı. Sırtını kime yaslarsa yaslasın, artık hiçbir terör örgütü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin karşısında herhangi bir şansı olmadığını biliyor” diyen Erdoğan meseleye kalıcı çözüm bulma arayışlarından vazgeçmediklerini söyledi.

Bölgede yaşanan değişiklikler sonrasında ”Terör belasını ilanihaye bitirmek için ülkemizin önüne yeni ve önemli bir fırsat penceresi daha açılmıştır” diyen Erdoğan bunun heba edilmesini doğru bulmadıklarını anlattı. Erdoğan, ”Ülkemizin kuzey ve güneyi cayır cayır yanarken bu ateşi ülkemize sıçratma planı olanların oyununu bozmaya karalıyız,” dedi.

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir