DEVA Lideri Babacan: Erdoğan Koltuğu Bırakmak İstemiyor

Erdoğan’ın “Milletin takdiriyle geldiğimiz bu koltuklarda ebediyen oturacak değiliz” sözlerine atıfta bulunan Ali Babacan, “Ebediyen demek sonsuz demek. Sonsuza kadar oturmayacağım diyor ama seçimle kaybedeceğim ya da emekli olacağım gibi bir anlam da çıkmıyor” dedi.
Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Hasan Basri Akdemir’e gündemi değerlendirdi.
Hükümetin sık sık dile getirdiği yeni anayasa söylemini sert sözlerle eleştiren Ali Babacan, “Kaç yıldır ‘yeni anayasa, yeni anayasa’ deniyor. Peki, ne muradın nedir? Bir söyle de anlayalım. Söylemiyor. Biz de şüpheleniyoruz tabii” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’ın anayasa değişikliğiyle ilgili son açıklamalarına değinen Babacan, “Eğer duyduğum ifadeler doğruysa, ‘Ömrüm yettiği sürece koltuğu bırakmayacağım’ anlamına geliyor. Ben bunu böyle okuyorum” dedi.
Erdoğan’ın “Milletin takdiriyle geldiğimiz bu koltuklarda ebediyen oturacak değiliz” sözlerine atıfta bulunan Ali Babacan, “Ebediyen demek sonsuz demek. Sonsuza kadar oturmayacağım diyor ama seçimle kaybedeceğim ya da emekli olacağım gibi bir anlam da çıkmıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Babacan, anayasa değişikliği girişimlerinin asıl amacının halktan gizlendiğini savunarak, “Bunca yıldır bu konu neden gündemde? Çünkü asıl hedef süre sınırını kaldırmak. Bir dönem daha meselesi değil, tamamen süre sınırının kalkması. İkinci amaç ise seçilme barajını düşürmek. 50+1 değil, belki 40+1, hatta 35+1 ile kazanmanın yolunu arıyorlar” diye konuştu.
Anayasa değişikliğine ilişkin net bir taslak ortaya çıkmadığı sürece şüphelerinin devam edeceğini vurgulayan DEVA Lideri Babacan, “Eğer böyle bir şey yok diyorsa, taslak ortaya çıktığında hep birlikte görürüz” ifadelerini kullandı.
“Demokrasi hukukla beraber değerlidir”
Ali Babacan ayrıca, demokrasinin ‘sandıktan çıktım, aklıma geleni yaparım’ sistemi olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Demokrasi tabii seçimlerle kutsaldır. Demokrasinin kutsalı sandıktır. Ama demokrasiyi sadece ‘sandıktan çıktım, aklıma geleni yaparım’ gibi bir yönetim sistemi olarak da kimse düşünemez. Böyle sunamaz yani. Demokrasi hukukla beraber değerlidir.
Hukuk da zaten demokratik çerçevede meclisin yani yasa koyucunun çalışmalarıyla ortaya konan bir kural çerçevesidir. Yani yine halkın seçtiği milletvekilleri yasa çıkarır, kural koyar ama yürütme organındaki insanlar cumhurbaşkanı olsun bakan olsun, başbakanı eski sistemde neyse bunların hepsi hukuk çerçevesinde işini yapar.
Hukuk yoksa kaos vardır. Hukuk yoksa fakirlik vardır. Yoksulluk vardır. Hukuk yoksa zulüm vardır. Şu anda Türkiye’nin yaşadığı budur.”