Otomotiv Pazarı Yüzde 13 Daraldı

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre, 2026’nın ocak-eylül döneminde toplam otomotiv üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6 azalarak 971 bin 159 adede geriledi.

Otomobil üretimindeki düşüş ise yüzde 17 oldu. Aynı dönemde toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 11 azalırken, dolar bazında yüzde 3 artış gösterdi.

Yılın ilk dokuz ayında traktör üretimi de dahil olmak üzere toplam üretim 986 bin 584 adet olarak gerçekleşti. Otomobil üretimi yüzde 17 düşüşle 528 bin 366 adede gerilerken, ticari araç üretimi yüzde 12 arttı. Ticari araç grubunda ağır ticari araç üretimi yüzde 7, hafif ticari araç üretimi ise yüzde 13 yükseldi.

Ürün grupları bazında kamyonet üretimi yüzde 18, midibüs üretimi yüzde 11, otobüs ve kamyon üretimi ayrı ayrı yüzde 7 artarken, minibüs üretimi yüzde 5 azaldı.

Otomotiv sanayisinin toplam kapasite kullanım oranı yüzde 61 olarak kaydedildi. Bu oran hafif araçlarda yüzde 62, kamyon grubunda yüzde 59, otobüs-midibüs grubunda yüzde 67 ve traktörde yüzde 27 oldu.

Ocak-eylül döneminde toplam otomotiv pazarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 832 bin 521 adede geriledi. Otomobil pazarı ise yüzde 15 düşüşle 627 bin 977 adet olarak gerçekleşti.

Otomobil pazarında ithalatın payı yüzde 65 oldu. Bu dönemde toplam otomobil satışları yüzde 15, ithal otomobil satışları yüzde 23 azalırken, yerli otomobil satışları yüzde 2 arttı.

Hafif ticari araç pazarında satışlar yüzde 5 geriledi. Bu grupta ithal araç satışları yüzde 9 azalırken, yerli araç satışları yüzde 11 yükseldi. İthal araçların hafif ticari araç pazarındaki payı yüzde 76 olarak kaydedildi.

Ağır ticari araç pazarı yüzde 7 azalarak 29 bin 56 adede düştü. Kamyon pazarı yüzde 9 gerileyerek 25 bin 213 adet olurken, otobüs pazarı yüzde 22 artışla bin 638, midibüs pazarı ise yüzde 11 artışla 2 bin 205 adede ulaştı.

Buna karşın toplam otomotiv pazarı, son 10 yıllık ortalamaya göre yüzde 29 daha yüksek seviyede gerçekleşti. Aynı dönemde otomobil pazarı yüzde 29, hafif ticari araç pazarı yüzde 30 ve ağır ticari araç pazarı yüzde 24 artış gösterdi.

Yılın ilk dokuz ayında toplam 685 bin 671 taşıt ihraç edildi. Bu miktar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 düşüşe işaret etti. İhraç edilen araçların 317 bin 970 adedini otomobiller oluşturdu. Otomobil ihracatı yüzde 27 azalırken, ticari araç ihracatı yüzde 11 arttı. Traktör ihracatı da yüzde 13 yükselerek 9 bin 381 adede ulaştı.

İhraç edilen taşıtlar, toplam üretimin yüzde 71’ini oluşturdu.

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, otomotiv sanayisinin toplam ihracatı ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3 artarak 31,1 milyar dolara ulaştı. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre ise otomobil ihracatı yüzde 8 azalarak 7,8 milyar dolar oldu.

Dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 2,2, tedarik sanayi ihracatı ise yüzde 3,7 arttı.

Otomotiv sanayisi, Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre toplam ihracat içindeki yüzde 17’lik payıyla 2026’nın ilk dokuz ayında sektörel ihracat sıralamasındaki birinciliğini korudu.

Paylaşın

Otomotiv Pazarı Yılın İlk Dokuz Ayında Yüzde 13,4 Daraldı

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,39 daralarak 803 bin 465 adet oldu. Eylül ayında ise toplam pazar yüzde 24,33 küçüldü.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), 2026 yılı Eylül ayı ve Ocak-Eylül dönemine ilişkin otomotiv pazar verilerini açıkladı.

Buna göre Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,39 daralarak 803 bin 465 adet oldu. Eylül ayında ise toplam pazar yüzde 24,33 küçüldü.

ODMD’nin açıkladığı verilere göre, 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 15,45 azalarak 627 bin 977 adede geriledi. Hafif ticari araç pazarı da yüzde 5,12 daralarak 175 bin 488 adet olarak gerçekleşti.

Eylül ayında ise otomobil ve hafif ticari araç satışlarındaki gerileme daha belirgin oldu. Toplam pazar, 2025 yılının Eylül ayına göre yüzde 24,33 küçülerek 83 bin 469 adet seviyesine indi. Bu dönemde otomobil satışları yüzde 27,80 azalarak 63 bin 736 adet olurken, hafif ticari araç satışları yüzde 10,42 düşüşle 19 bin 733 adet olarak kaydedildi.

Eylül ayındaki daralmaya rağmen pazar, uzun dönem ortalamalarıyla karşılaştırıldığında daha farklı bir tablo ortaya koydu. Otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, beş yıllık Eylül ayı ortalama satışlarına göre yüzde 0,8 arttı.

Otomobil pazarı beş yıllık ortalamaya göre yüzde 1,9 gerilerken, hafif ticari araç pazarı yüzde 10,7 yükseldi. On yıllık Eylül ayı ortalamalarıyla karşılaştırıldığında ise toplam pazar yüzde 17,8, otomobil pazarı yüzde 15,1 ve hafif ticari araç pazarı yüzde 27,5 artış gösterdi.

Ocak-Eylül döneminde otomobil pazarında A, B ve C segmentlerindeki araçların toplam payı yüzde 84,7 oldu. Vergi oranları daha düşük olan bu segmentler, otomobil tercihinde ağırlığını korudu.

C segmenti otomobiller 352 bin 589 adet satışla toplam pazardan yüzde 56,1 pay alarak ilk sırada yer aldı. B segmenti otomobiller ise 177 bin 786 adet satış ve yüzde 28,3 payla ikinci sırada bulundu.

Gövde tiplerine göre otomobil satışlarında SUV modellerin üstünlüğü devam etti. SUV otomobiller, 415 bin 909 adet satışla toplam otomobil pazarının yüzde 66,2’sini oluşturdu.

SUV modelleri 125 bin 20 adet ve yüzde 19,9 payla sedan otomobiller, 83 bin 83 adet ve yüzde 13,2 payla hatchback (H/B) otomobiller takip etti.

Motor tipine göre otomobil satışlarında benzinli modeller 258 bin 453 adetle yüzde 41,2 pay alarak ilk sırada yer aldı.

Hibrit otomobiller 204 bin 956 adet satışla yüzde 32,6 paya ulaşırken, elektrikli otomobiller 121 bin 79 adet satış ve yüzde 19,3 payla üçüncü sırada yer aldı. Dizel otomobiller 34 bin 520 adetle yüzde 5,5, otogazlı otomobiller ise 8 bin 969 adetle yüzde 1,4 pay aldı.

Elektrikli otomobillerde motor gücüne göre de farklılaşma görüldü. 160 kW altındaki elektrikli otomobillerin satışları yüzde 7,9 artarak toplam pazarda yüzde 17 paya ulaşırken, 160 kW üzerindeki elektrikli otomobillerin satışları yüzde 59 geriledi ve bu araçların pazar payı yüzde 2,3 oldu.

Motor hacmine göre otomobil pazarında 1400 cc altındaki araçların satışları yüzde 31 azalırken, bu araçların toplam pazardaki payı yüzde 26,7 oldu.

1400-1600 cc aralığındaki otomobillerin satışları yüzde 16,6 gerileyerek yüzde 20,5 pay aldı. 1600-2000 cc aralığındaki otomobillerin satışları yüzde 5,5 artarken pazar payı yüzde 0,7 olarak gerçekleşti. 2000 cc üzerindeki otomobillerde ise satışlar yüzde 11,6 artmasına rağmen bu grubun pazar payı yüzde 0,2’de kaldı.

Otomobil pazarında otomatik şanzıman tercihi de dikkat çekici seviyeye ulaştı. Ocak-Eylül döneminde satılan otomobillerin 610 bin 177’si otomatik şanzımanlı olurken, bu araçların toplam satışlardaki payı yüzde 97,2 olarak gerçekleşti.

Manuel şanzımanlı otomobillerin satışı ise 17 bin 800 adetle yüzde 2,8 payda kaldı.

Hafif ticari araç pazarında ise van gövde tipi açık ara en çok tercih edilen araç türü oldu. Van modelleri 133 bin 449 adet satışla pazarın yüzde 76’sını oluşturdu.

Kamyonetler 16 bin 508 adet satış ve yüzde 9,4 payla ikinci sırada yer aldı.

Paylaşın

Otomotiv Üretimi Yılın İlk Çeyreğinde Geriledi

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2026 yılı Ocak-Mart dönemine ilişkin üretim, pazar ve ihracat verilerini açıkladı. Verilere göre sektörde toplam üretim ve otomobil üretiminde gerileme dikkat çekerken, ihracatın dolar bazında artış göstermesi öne çıktı.

Yılın ilk çeyreğinde toplam otomotiv üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 azalarak 321 bin 856 adet oldu. Otomobil üretimi ise yüzde 18 düşüşle 181 bin 364 adet seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde toplam otomotiv pazarı yüzde 4 daralarak 274 bin 346 adet seviyesine geriledi. Otomobil pazarı da yüzde 6’lık düşüşle 210 bin 688 adet olarak kaydedildi.

Ticari araç segmentinde ise daha farklı bir tablo ortaya çıktı. Bu dönemde ticari araç üretimi yüzde 14 artarken, hafif ticari araç üretimi yüzde 13, ağır ticari araç üretimi ise yüzde 20 yükseldi. Buna karşın ağır ticari araç pazarı yüzde 6 geriledi.

İhracat tarafında adet bazında gerileme yaşandı. Toplam otomotiv ihracatı yüzde 15 azalarak 215 bin 323 adet, otomobil ihracatı ise yüzde 29 düşüşle 106 bin 341 adet oldu. Buna karşın ihracatın dolar bazında artması dikkat çekti. Toplam otomotiv ihracatı yüzde 3 artışla yaklaşık 9,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Otomobil ihracatı ise yüzde 8 azalarak 2,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Otomotiv Devi İflas Bayrağını Çekti

2018 yılında kurulan Çinli elektrikli araç üreticisi Neta Auto için resmi iflas süreci başlatılırken, şirketin yaklaşık 10 bin çalışanının durumu ise belirsizliğini koruyor. 

Artan rekabet ve ham madde maliyetlerindeki ciddi artış, Neta Auto’nun iflasında belirleyici oldu.

Tayland hükümetiyle yapılan anlaşmaya göre şirketin 2025 yılında 19 bin araç üretmesi gerekiyordu; ancak şu ana kadar yalnızca 4 bin adet üretim yapılabildi.

Karar’ın Çin medyasından aktardığı haberlere göre, Neta Auto birkaç ay önce iflas başvurusunda bulunmuş, ancak talep ilk etapta reddedilmişti. Haberlere göre, son gelişmelerle birlikte şirket için resmi iflas süreci başlatılmış durumda.

Haberlere göre,  şirketin yaklaşık 10 bin çalışanının durumu ise belirsizliğini koruyor.

Uzmanlar, Neta Auto’nun iflasının sadece bir şirketin çöküşü olmadığını, aynı zamanda Çin elektrikli araç pazarındaki acımasız rekabet ve küresel regülasyon baskılarının sektörde yeni bir dönemi başlattığını belirtiyor.

Paylaşın

Otomobil İthalatına Yeni Ek Vergi

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Avrupa Birliği (AB) ve Serbest Ticaret Anlaşması bulunan ülkeler dışındaki ülkelerden yapılacak binek otomobil ithalatına yeni ek vergiler getirildi.

Cumhurbaşkanı Kararı’na göre, Dünya Ticaret Örgütü kuralları ve uluslararası yükümlülüklere uygun olarak, bu ülkelerden yapılacak binek otomobil ithalatında, konvansiyonel ve hibrit (plug-in hariç) otomobiller için yüzde 25 veya en az 6 bin ABD doları (hangisi yüksekse), plug-in hibrit otomobiller için yüzde 30 veya en az 7 bin ABD doları (hangisi yüksekse), elektrikli otomobiller için yüzde 30 veya en az 8 bin 500 ABD doları (hangisi yüksekse) ek vergi uygulanacak. Geçiş süreci nedeniyle karar iki ay sonra yürürlüğe girecek.

Ticaret Bakanlığı, alınan karara gerekçe olarak “Son dönemde dünya ticaretinde artış gösteren ve ülkemizi de yakından etkileyen ticaret savaşları ve artan korumacılık eğilimleri de dikkate alınarak, otomotiv sektörümüzün büyük ölçüde artan ithalatın baskısına ve haksız rekabete karşı gerekli tedbirlerle korunması ihtiyacı ortaya çıkmıştır” açıklamasında bulundu.

Bakanlığın yazılı açıklamasında “Bu çerçevede, artan ithalat baskısı karşısında, yerli üretimin pazardaki payını ve sektörün istihdamını korumak üzere, sektör ve tüketici faydası birlikte dikkate alınmak kaydıyla, binek otomobili ithalatında uygulanan mali yükümlülüklerde, konuyla ilgili tüm kurumlarımızla istişareler ve koordinasyon yapıldıktan sonra yeni bir düzenlemeye gidilmiştir” denildi.

Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla binek otomobil, kozmetik ve alkollü içecekler dâhil bazı ABD menşeli ürünlerin ithalatında uygulanan ek vergiler kaldırıldı.

ABD menşeli bazı ürünlerin ithalatında uygulanan ek vergilerin kaldırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Böylece 2018 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren düzenleme yürürlükten kaldırıldı. Buna göre; binek otomobil, kozmetik ve cilt bakım ürünleri, yaprak tütün ile alkollü içeceklerin yer aldığı ABD menşeli ürünlerin ithalatında ek vergi uygulanmayacak.

Ankara, 2018 yazında Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde Türkiye’de tutuklu olan ABD’li papaz Andrew Brunson nedeniyle Washington’la yaşadığı gerilim sırasında söz konusu ürünlere ek vergi getirmişti. Alınan karar doğrultusunda bu ürünlerin ithalatında yüzde 100 ek vergi uygulanıyordu.

Bu ek vergiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 80’inci Genel Kurulu’na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD’nin New York kentine gittiği saatlerde kaldırıldı.

Ticaret Bakanlığı alınan kararla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “ABD’nin 2018 yılında çelik ve alüminyum ürünleri ithalatında uygulamaya koyduğu ilave vergiler üzerine, ülkemiz de Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları çerçevesinde karşı tedbirler almış ve ABD menşeli bazı ürünlerde ek mali yükümlülük uygulamaya başlamıştı. Söz konusu tedbirler, ilerleyen dönemde tarafların attığı adımlara bağlı olarak güncellenmiş olmakla birlikte, halihazırda belirli oranlarda yürürlükte kalmaya devam etmekteydi.

Süreç aynı zamanda iki ülke arasında DTÖ’de de bir süredir değişik panellerde ve müzakerelerde değerlendiriliyordu. Gelinen aşamada, ABD ile yürütülen ve olumlu ilerleyen müzakereler ve Dünya Ticaret Örgütü Anlaşmazlıkların Halli Mekanizması kapsamındaki danışmalar ve panel raporları çerçevesindeki istişareler neticesinde, ABD menşeli bazı ürünlerin ithalatında uygulanan ek mali yükümlülükler sona erdirilmiştir.”

Paylaşın

Otomobil Satışları Yüzde 8 Arttı

Otomobil satışları, 2025 yılının ilk altı sekiz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,02 oranında artarak 654 bin 413 adet, hafif ticari araç pazarı ise aynı dönemde yüzde 4,1 artarak 162 bin 932 adet oldu.

Haber Merkezi / Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) Ağustos 2025 Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı Raporu’nu açıkladı.

Buna göre; Otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılının ilk sekiz aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,24 oranında artarak 817 bin 345 adet oldu.

Otomobil satışları, 2025 yılının ilk sekiz aylık döneminde geçen yıla göre yüzde 8,05 oranında artarak 654 bin 413 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 4,1 artarak 162 bin 932 adet oldu.

Ağustos ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı geçen yılın ayına göre yüzde 12,78 artarak 101 bin 650 adet oldu. Ağustos ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,7 artarak 82 bin 215 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 6,77 azalarak 19 bin 435 adet oldu.

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Ağustos ayı ortalama satışlara göre yüzde 60,0 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Ağustos ayı ortalama satışlara göre yüzde 70,6 arttı. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Ağustos ayı ortalama satışlara göre yüzde 26,8 arttı.

Otomobil pazarı segmentlere göre; Pazarın yüzde 81,9’unu vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 366 bin 708 adetle yüzde 56 pay, B segmenti otomobiller 166 bin 469 adetle yüzde 25,4 pay aldı.

Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; Gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 62,8 pay, 410 bin 891 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 22,1 pay ve 144 bin 878 adet satış ile Sedan, yüzde 14,2 pay ve 92 bin 716 adet satış ile H/B otomobiller takip etti.

Otomobil pazarı motor tipine göre; Benzinli otomobil satışları 304 bin 618 adetle yüzde 46,5 pay, hibrit otomobil satışları 172 bin 366 adetle yüzde 26,3 pay, elektrikli otomobil satışları 120 bin 857 adetle yüzde 18,5 pay ve dizel otomobil satışları 52 bin 253 adetle yüzde 8 pay, otogazlı otomobil satışları 4 bin 319 adetle yüzde 0,7 pay aldı.

Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 106,6 artarak yüzde 13,5 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 285,9 artarak yüzde 5 pay aldı.

Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1400cc altındaki otomobil satışları yüzde 21,9 azalarak yüzde 33,2 pay, 1400-1600cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 21,2 azalarak yüzde 21,2 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 3 artarak yüzde 0,6 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 18,8 artarak yüzde 0,2 pay aldı.

Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 198 bin 085 adetle yüzde 30,3 pay, <100 gr/km arasındaki otomobiller 166 bin 277 adetle yüzde 25,4 pay aldı.

Otomatik şanzımanlı otomobiller; 618.688 adetle yüzde 94,5 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 35 bin 725 adetle yüzde 5,5 pay aldı.

Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; Van gövde tipi yüzde 73,4 pay ve 119 bin 673 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; Kamyonet gövde tipi yüzde 9,9 pay ve 16 bin 133 adetle 2. sırada yer aldı.

Paylaşın

Türkiye’de İkinci El Araçlar Avrupa’dan 2,5 Kat Daha Pahalı

Türkiye’de sıfır kilometre araç fiyatları, Avrupa’ya kıyasla ortalama yüzde 70 daha yüksek. Bu fark, 0 – 5 yaş arası ikinci el otomobillerde 2,5 kata, 20 yaş ve üzerindeki araçlarda ise 5 kata kadar çıkıyor.

Almanya’da 2 bin Euro’ya satılan 20 yaşındaki bir Opel Astra, Türkiye’de 10 bin Euro’ya alıcı buluyor. Bu farkın temel nedeni, vergi yükünün her satışta araca yeniden eklenmesi.

Yüksek vergi yükü, Türkiye’de otomotiv pazarının büyüme hızını yavaşlatırken, ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) ile ilgili olası düzenlemeler tekrar gündeme geldi. Neredeyse her ay ‘sıfır araç satışları rekor kırdı’ haberleri görülse de LenaCars’ın yaptığı kapsamlı araştırma, Türkiye’nin nüfusa kıyasla araç sahipliğinde OECD ülkeleri arasında geride kaldığını ortaya koyuyor.

2024 yılı itibarıyla Türkiye’de her bin kişiye 354 motorlu araç düşerken, Avrupa Birliği ülkelerinde bu oran ortalama 570’e ulaşıyor. Araştırmaya göre, Türkiye’de sıfır kilometre araç fiyatları, Avrupa’ya kıyasla ortalama yüzde 70 daha yüksek. Bu fark, 0-5 yaş arası ikinci el otomobillerde 2,5 kata, 20 yaş ve üzerindeki araçlarda ise 5 kata kadar çıkıyor.

Karar’dan Cihat Ceylan’ın aktardığına göre; Aradaki farkın vergilendirme sistemi nedeniyle ortaya çıktığına dikkat çeken LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik, mevcut vergilendirme sisteminin hem güncelliğini yitirdiğini hem de sürdürülebilir olmadığını savunuyor.

Nazik, “Vergi politikamız gerçek piyasa koşullarına ve çevresel standartlara göre yeniden yapılandırılmalı. Bu, yalnızca tüketici için değil, yerli üretici ve yatırımcılar için de olumlu bir sinyal olur. Aynı zamanda Türkiye’nin araç sahipliği oranını OECD ortalamasına yaklaştırır. Sıfır kilometre araç fiyatlarının Avrupa’ya kıyasla bu denli yüksek olması; vergi politikalarının gözden geçirilmesi, dengeli, sürdürülebilir bir vergi politikasının ortaya konması ve tüketicinin vergi yükü altında ezilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor” dedi.

Nazik, Türkiye’deki yüksek vergi yükünün sadece sıfır araçları değil, ikinci el piyasasını da etkilediğini vurguladı. Her 4 araçtan birinin 21 yaş ve üzeri olduğunu aktaran Nazik “Almanya’da 2 bin Euro’ya satılan 20 yaşındaki bir Opel Astra, Türkiye’de 10 bin Euro’ya alıcı buluyor. Bu farkın temel nedeni, vergi yükünün her satışta araca yeniden eklenmesi” ifadelerini kullandı.

Avrupa ülkelerinde Türkiye’deki gibi ÖTV benzeri bir ek vergi bulunmazken, vergilendirme genellikle aracın çevreye yaydığı emisyona göre yapılıyor. Türkiye’de ise sistem, alım gücüne ve vergi matrahına dayalı olarak işliyor. Bu durum, özellikle eski araçlara olan talebi artırıyor.

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen yeni ekonomi paketiyle otomobillerde uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarında değişikliğe gidildi. Yeni düzenlemeye göre, 1600 cc motor hacmine sahip ve vergisiz fiyatı 280 bin TL’nin altında olan araçlar için geçerli olan yüzde 45, yüzde 50 ve yüzde 70’lik ÖTV oranları kaldırıldı. Artık bu araçlarda en düşük ÖTV oranı yüzden 80’den başlayacak.

“Piyasada vergi bazlı sürekli dalgalanmalar görmeye devam edeceğiz”

Yeni kanun teklifinde bazı üst segment hibritlerde ÖTV oranlarının yeniden artabileceği gündemdeyken, teşvik dengesine dikkat çeken Nazik, şu ifadeleri kullandı:

“Yüzde 10’luk dilim, orta segmente alım teşviki sunarken, üst dilimler hâlâ yüksek vergi altında. Matrah ve dilim aralıklarının güncellenmesi, gerçek piyasa koşullarına ve çevre düzenlemelerine uyarlanması otomotiv sektörünün ve tüketici güveninin önünü açacaktır. Enflasyonist ortamda matrah bazlı vergi sisteminin terk edilmesi, daha stabil, dengeli bir vergi reformu yapılması ihtiyaç. Aksi durumda piyasada vergi bazlı sürekli dalgalanmalar görmeye devam edeceğiz.”

Paylaşın

2025 Yılında Otomobil Satışları Yüzde 5,1 Arttı

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 oranında artarak 489 bin 366 adet oldu.

Haber Merkezi / Otomobil satışları, 2025 yılının ilk beş aylık döneminde geçen yıla göre yüzde 5,1 oranında artarak 394 bin 327 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 1,7 azalarak 95 bin 39 adet oldu.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı Mayıs 2025 raporunu açıkladı.

Buna göre; Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 oranında artarak 489 bin 366 adet olarak gerçekleşti.

Otomobil satışları, 2025 yılının ilk beş aylık döneminde geçen yıla göre yüzde 5,1 oranında artarak 394 bin 327 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 1,7 azalarak 95 bin 039 adet oldu.

Mayıs ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2024 yılı Mayıs ayına göre yüzde 7,4 artarak 107.730 adet oldu. Mayıs ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,1 artarak 85 bin 123 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 12,8 artarak 22 bin 607 adet oldu.

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 47,4 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 48,2 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 44,8 arttı.

Otomobil pazarı segmentlere göre; Pazarın yüzde 81,1’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 214 bin 825 adetle yüzde 54,5 pay, B segmenti otomobiller 103 bin 339 adetle yüzde 26,2 pay aldı.

Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; Gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (Yüzde 61,7 pay, 243 bin 122 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 22,3 pay ve 88 bin 006 adet satış ile Sedan, yüzde 15,0 pay ve 59 bin 238 adet satış ile H/B otomobiller takip etti

Otomobil pazarı motor tipine göre; Benzinli otomobil satışları 189 bin 676 adetle yüzde 48,1 pay, Hibrit otomobil satışları 109 bin 398 adetle yüzde 27,7 pay, Elektrikli otomobil satışları 59 bin 848 adetle yüzde 15,2 pay ve Dizel otomobil satışları 32 bin 960 adetle yüzde 8,4 pay, Otogazlı otomobil satışları 2 bin 445 adetle yüzde 0,6 pay aldı.

Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 79 artarak yüzde 12,7 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 213,2 artarak yüzde 2,5 pay aldı.

Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1600cc altındaki otomobil satışları yüzde 22,8 azalarak yüzde 56,2 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 29,4 artarak yüzde 0,6 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 14,8 artarak yüzde 0,2 pay aldı.

Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 123 bin 049 adetle yüzde 31,2 pay, <100 gr/km arasındaki otomobiller 90 bin 031 adetle yüzde 22,8 pay aldı.

Otomatik şanzımanlı otomobiller; 373 bin 324 adetle yüzde 94,7 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 21 bin 003 adetle yüzde 5,3 pay aldı

Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; Van gövde tipi yüzde 74,8 pay ve 71 bin 053 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; Kamyonet gövde tipi yüzde 10,1 pay ve 9 bin 586 adetle 2. sırada yer aldı.

Paylaşın

Trafik Cezalarına Yüzde 44 Zam

Trafik cezalarına yüzde 44 zam gelirken, en düşük ceza 993 lira, en yüksek ceza ise 47 bin 842 lira olarak belirlendi. Yıl sonunda trafik cezası gelirlerinin 100 milyar lirayı aşabileceği öngörülüyor.

Ayrıca hız ve kırmızı ışık ihlalleri gibi temel trafik suçlarında cezaları artıracak yeni bir düzenleme de yolda.

Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, 2024 yılının ilk üç ayında trafik cezası sayısında dikkat çeken bir artış yaşandı. Geçen yılın aynı döneminde 5 milyon 182 bin olan ceza sayısı, bu yıl yüzde 59 oranında artarak 8 milyon 224 bin 885’e çıktı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın açıklamasına göre, 1 Ocak-24 Nisan arasında hız ihlali nedeniyle 2 milyon 126 bin 384 işlem yapılırken, Elektronik Denetleme Sistemleri (EDS) aracılığıyla ise 1 milyon 992 bin 787 ceza kesildi.

Nefes Gazetesi’nde yer alan habere göre, 2025 yılı itibarıyla trafik cezalarına yüzde 44 oranında zam geldi. En düşük ceza tutarı, emniyet kemeri takmayan sürücüler için 993 TL olarak belirlenirken, hız sınırını aşan sürücüler için kesilen cezalar 2.168 TL ile 9.268 TL arasında değişiyor.

Uyuşturucu madde etkisinde araç kullananlara uygulanan en yüksek ceza ise 47.842 TL’ye ulaştı. Bunun yanında, sahte plaka kullanan sürücüler 46.302 TL, alkollü araç kullananlar ise 9.281 TL ile 18.678 TL arasında değişen cezalarla karşı karşıya kalıyor.

2024 yılında toplam 64 milyar 352 milyon TL trafik cezası kesilirken, 2025 yılı için hedeflenen ceza geliri 68 milyar TL olarak belirlendi. Ancak yılın ilk çeyreğindeki hızlı artış, bu rakamların aşılabileceğine işaret ediyor.

Özellikle yaz aylarında trafik ihlallerinin ve buna bağlı cezaların artması beklendiği için, yıl sonunda toplam trafik ceza gelirlerinin 100 milyar TL’yi aşabileceği öngörülüyor. İlk üç aydaki yüzde 59’luk artışın yıl geneline yayılması durumunda, ceza sayısının 45 milyonu geçebileceği ifade ediliyor.

Yeni düzenleme yolda

Öte yandan, trafik cezalarına ilişkin yeni bir düzenleme hazırlığının sürdüğü biliniyor. Tasarı kapsamında; hız aşımı, kırmızı ışık ihlali, şerit ihlali ve hatalı sollama gibi temel trafik suçlarında cezaların daha da ağırlaştırılması planlanıyor.

Ayrıca, aynı türden ihlallerin zincirleme şekilde tekrarlanması halinde ‘arttırıcı sebep’ uygulanarak ceza miktarlarının daha da yükselmesi gündemde yer alıyor.

Paylaşın

Otomotiv Sektörü: Yabancı Şirketler Türkiye’den Çıkış Hazırlığında

TAYSAD Eski Başkanı Albert Saydam, Türkiye’de uzun yıllardır faaliyet gösteren bazı küresel otomotiv tedarikçilerinin, artan maliyetler ve azalan rekabet gücü nedeniyle Türkiye’deki yatırımlarını gözden geçirdiğini açıkladı.

Albert Saydam, “Yıllardır Türkiye’de üretim yapan, binlerce çalışanı bulunan ve alanında küresel lider konumunda olan bazı firmalar, yönetim kurulu düzeyinde Türkiye’deki varlıklarını sorgulamaya başladı. Hatta bu firmalardan biri, gelecek yıl fabrikalarından birini kapatmayı değerlendiriyor” dedi.

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD), Türk otomotiv sektörüne ilişkin kritik uyarılarda bulundu. Derneğin yeni başkanı Yakup Birinci ve eski başkanı Albert Saydam, İstanbul’da düzenledikleri basın toplantısında hem üretim verilerine dair endişeleri hem de yabancı sermayeli firmaların Türkiye’deki varlıklarını gözden geçirmeye başladığını duyurdu.

Yakup Birinci, küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, ticaret savaşları ve arz zinciri sorunları nedeniyle dünya genelinde otomotiv üretiminin beklenen 100 milyon adedin altında, 92-93 milyon adet bandında seyrettiğini ifade etti. Bu küresel daralma karşısında Türkiye’nin üretim kapasitesinde düşüş eğilimi gösterdiğine dikkat çekti.

Ekonomim’in haberine göre; Birinci, “Şu anda üretim 1,8 milyon adet civarında seyrediyor. Ancak bu rakamın 2026 yılında 1,4 milyon adede kadar düşme riski bulunuyor. Türkiye’nin toplam pazardaki payı azalıyor. İç pazarın daralması da bu düşüşte belirleyici faktörlerden biri,” dedi. Sektör için “tehlike çanları çalıyor” uyarısında bulunan Birinci, rekabet gücünün korunamaması halinde Türkiye’nin küresel sıralamadaki konumunun sarsılabileceğini vurguladı.

Türkiye’nin 2025 yılında ilk kez küresel otomotiv üretiminde ilk 10 ülke arasına girmesinin mümkün olduğunu belirten Birinci, bu başarının kalıcı hale gelmesi için yıllık üretimin 2 milyon adete yaklaşması gerektiğini söyledi. “Aksi takdirde 10’unculuktan bir anda 15’inci sıraya düşmek işten bile değil” ifadelerini kullandı.

“Firmalardan biri, gelecek yıl fabrikalarından birini kapatmayı değerlendiriyor”

TAYSAD Eski Başkanı Albert Saydam ise Türkiye’de uzun yıllardır faaliyet gösteren bazı küresel otomotiv tedarikçilerinin, artan maliyetler ve azalan rekabet gücü nedeniyle Türkiye’deki yatırımlarını gözden geçirdiğini açıkladı. Saydam, “Yıllardır Türkiye’de üretim yapan, binlerce çalışanı bulunan ve alanında küresel lider konumunda olan bazı firmalar, yönetim kurulu düzeyinde Türkiye’deki varlıklarını sorgulamaya başladı. Hatta bu firmalardan biri, gelecek yıl fabrikalarından birini kapatmayı değerlendiriyor” dedi.

TAYSAD yönetimi, üretimde sürdürülebilirliği sağlamak ve Türkiye’yi küresel otomotiv değer zincirinde üst sıralarda tutabilmek için devlet destekli yapısal reformlara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Kur, enerji, iş gücü maliyetleri ve yatırım ortamının yeniden ele alınması gerektiği ifade edildi.

Paylaşın